Felsefe Tarihi

15. yüzyıl - 17. yüzyıl felsefesi

YKS · AYT · AYT Felsefe

⚡ Hızlı Özet

Rönesans, Ortaçağ'ın tanrı merkezli anlayışından insan merkezli düşünceye geçişi ifade eder. Hümanizm bu dönemin temel akımıdır.

Hap Bilgiler

Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.

Rönesans, Ortaçağ'ın tanrı merkezli anlayışından insan merkezli düşünceye geçişi ifade eder. Hümanizm bu dönemin temel akımıdır.
Bacon, bilginin gözlem ve deneyden elde edilmesi gerektiğini savundu. Tümevarım yöntemini bilimin temeli olarak gösterdi.
Descartes her şeyden şüphe ederek kesin bilgiye ulaşmayı denedi. Düşünüyorum öyleyse varım sözü onun temel ilkesidir.
Descartes bilginin kaynağını akılda görür. Doğuştan gelen açık ve seçik fikirlerin kesin bilgi verdiğini savunur.
Spinoza'ya göre Tanrı ve doğa aynı tek tözdür. Her şey bu tek tözün görünümüdür; bu görüşe panteizm denir.
Leibniz'e göre evren monad denen bölünemez, ruhsal ve pencerisiz birimlerden oluşur. Bunlar önceden kurulmuş uyum içindedir.
Hobbes'a göre doğa durumunda insan insanın kurdudur. Güvenlik için insanlar sözleşmeyle gücü egemene devreder.
Machiavelli, Prens adlı eserinde iktidarı korumak için gerekirse ahlak dışı araçların kullanılabileceğini savundu.
Bacon, doğru bilgiyi engelleyen önyargıları soy, mağara, çarşı ve tiyatro idolleri olarak dörde ayırdı.
17. yüzyılda bilginin kaynağı tartışıldı. Rasyonalistler aklı, empiristler duyu deneyimini temel bilgi kaynağı saydı.
Leviathan bu güçlü otoritenin simgesidir.
Pascal, insanı ne yalnızca yüce ne de yalnızca zavallı sayar; onu, sonsuzu kavrama gücüyle büyük, ölümlülüğü ve tutkularıyla aciz olan çelişkili bir varlık olarak betimler.
Leibniz'e göre her monad aynı evreni kendi konumundan, kendine özgü bir netlikle yansıtır; böylece sonsuz çeşitlilik ile evrenin birliği bir arada düşünülür.
Hobbes'a göre doğa durumunda ortak bir adalet ölçütü yoktur; adil ile adaletsizi, iyi ile kötüyü belirleyen şey ancak egemenin koyduğu yasalardır.
Cogito, en yaygın şüphenin bile ortadan kaldıramadığı bir gerçekliktir: kuşku duyuyorsam düşünüyorumdur, düşünüyorsam varımdır.
Descartes'ın benimsediği tümdengelim, kesin genel ilkelerden zorunlu tekil sonuçlar çıkarır; Bacon'ın tümevarımı ise tek tek gözlemlerden genel yasalara yükselir.
Antik septikler şüpheyi bir varış noktası, sürekli bir askıda kalma tutumu olarak benimser; Descartes ise şüpheyi kesin bilgiye ulaşmak için geçici bir araç olarak kullanır.
Bu, modern siyaset felsefesinin temel taşıdır.
Descartes'a göre önemli olan aklın gücü değil onu doğru kullanmaktır; iyi bir yöntem, sıradan bir aklı bile yanılgıdan koruyup gerçeğe ulaştırabilir.
Descartes bedeni mekanik yasalarla işleyen bir makine sayar; düşünme ve dili yalnızca insana özgü tinsel ruha bağladığı için, ruhtan yoksun saydığı hayvanları duyusuz otomatlar olarak görür.
Spinoza her olayın zorunlu nedenlerce belirlendiğini, rastlantı ve mutlak özgür iradenin bulunmadığını savunur; bu katı determinizmde insan da doğanın zorunlu yasalarına tabidir.
Spinoza Tanrı ile doğayı tek ve aynı sonsuz töz olarak özdeşleştirir; her şeyin bu tek tözün görünümü olduğu görüşü panteizm olarak adlandırılır.
Pascal, her şeyi kanıta bağlayan akılcılığa karşı aklın sınırlarına işaret eder; ona göre bazı temel gerçekler mantıksal ispatla değil, kalbin ve sezginin doğrudan kavrayışıyla bilinir.
Locke, bilginin tüm malzemesini deneyime dayandırır: dış dünyadan gelen duyumlar ile zihnin kendi işleyişini gözlemlemesinden doğan düşünüm.
Descartes zihni bedenden bağımsız ayrı bir töz sayarken Hobbes böyle tinsel bir töz kabul etmez; ona göre zihinsel etkinlik de bedendeki cisimsel hareketlere indirgenir.
15. yüzyıl - 17. yüzyıl felsefesi çalışırken ana odak kavram, kuram ve örnek ayrımı kurmaktır; önce kavramı, sonra tipik soru dilini ayır.
15. yüzyıl - 17. yüzyıl felsefesi sorularında en hızlı kontrol, verilen bilginin hangi kavramı ölçtüğünü bulup çeldirici ayrımı yapmaktır.

Örnek Sorular

Doğru cevap ve açıklamalı çözüm efor uygulamasında — reklamsız ve ücretsiz.

1. Descartes'ın felsefesinde bilginin kaynağını akla dayandırması, onu 17. yüzyılda gelişen hangi felsefi akımın kurucusu yapar?

  • ARasyonalizm (akılcılık)
  • BEmpirizm (deneycilik)
  • CPozitivizm
  • DPragmatizm
  • ENihilizm

🔒 Doğru cevap ve çözüm uygulamada

2. Rönesans düşüncesinde insanı evrenin merkezine yerleştiren, onun kendi kaderini kendi seçimleriyle biçimlendirebilecek özgür bir varlık olduğunu savunan yaklaşım hümanizm olarak adlandırılır. Bu yaklaşımın Ortaçağ düşüncesinden ayrılan en temel yanı aşağıdakilerden hangisidir?

  • Aİnsanın değerini yalnızca öbür dünyadaki kurtuluşla ölçmesi
  • BBilgiye ulaşmanın tek yolu olarak vahyi kabul etmesi
  • CDoğayı incelemeyi günah sayarak yasaklaması
  • DBireyi topluluk içinde eritip kişisel özgünlüğü yadsıması
  • Eİnsanı bu dünyadaki başarıları ve yaratıcı yetenekleriyle değerlendirmesi

🔒 Doğru cevap ve çözüm uygulamada

3. Thomas More, 'Ütopya' adlı yapıtında hiçbir yerde bulunmayan ideal bir ada toplumu betimleyerek dönemindeki İngiltere'nin toplumsal düzensizliklerini eleştirir. Bu adada özel mülkiyet yoktur ve herkes ortak çalışır. More'un ütopya kurgusuyla asıl amaçladığı aşağıdakilerden hangisidir?

  • AVar olan toplumu kusursuz ilan etmek
  • BGeçmişteki feodal düzene geri dönülmesini istemek
  • Cİdeal bir toplum tasarımı üzerinden mevcut düzeni eleştirel biçimde sorgulamak
  • DBilimsel ilerlemenin gereksizliğini kanıtlamak
  • EBireyciliği toplumun tek amacı yapmak

🔒 Doğru cevap ve çözüm uygulamada

4. Rönesans döneminde Antik Yunan ve Roma metinlerinin yeniden keşfedilip özgün dillerinden incelenmesine büyük önem verilmiştir. Bu çabaya 'kaynaklara dönüş' (ad fontes) denir. Bu eğilimin Rönesans düşüncesine katkısı aşağıdakilerden hangisidir?

  • AKlasik metinleri aracısız ve eleştirel okuyarak düşünceyi zenginleştirmesi
  • BOrtaçağ yorumlarını tek geçerli otorite kabul etmesi
  • CYazılı kaynakların tümüyle terk edilmesini sağlaması
  • DYalnızca dinsel metinlerin okunmasına izin vermesi
  • EAntik felsefeyi değersiz göstermesi

🔒 Doğru cevap ve çözüm uygulamada

5. Rönesans düşüncesinde sanatçının ve bilim insanının aynı kişide birleştiği, hem resim hem anatomi hem mühendislikle uğraşan çok yönlü insan tipine 'evrensel insan' (uomo universale) denir. Bu ideal, dönemin hangi anlayışını yansıtır?

  • Aİnsanın tek bir alanda uzmanlaşıp başka alanlara kapanması gerektiğini
  • BBilgi edinmenin insana yakışmayan bir uğraş olduğunu
  • CSanatın bilimle asla bağdaşamayacağını
  • Dİnsanın doğayı hiçbir biçimde değiştiremeyeceğini
  • Eİnsanın çok yönlü yeteneklerini geliştirebilecek yaratıcı bir varlık olduğunu

🔒 Doğru cevap ve çözüm uygulamada

15. yüzyıl - 17. yüzyıl felsefesi sorularını çöz

Bu konunun sorularını açıklamalı çözümleriyle çöz, kavram kartlarıyla tekrar et — XP ve seri kazan. Öğrenciye tamamen ücretsiz ve reklamsız.

Öğrenciye ücretsizReklamsız
Şuradan indir:App StoreÇok YakındaGoogle Play

iPhone & iPad’de yayında · Android çok yakında