Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Varlık felsefesi yani ontoloji, var olanın niteliğini, kökenini ve türlerini inceleyen temel felsefe dalıdır.
Metafizik, evrenin ilk nedeni, ruh ve Tanrı gibi duyularla kavranamayan varlık alanlarını konu edinir.
Thales su, Anaximenes hava, Herakleitos ateş diyerek her şeyin kendisinden türediği arkhe yani ilk maddeyi belirlemeye çalıştı.
Parmenides'e göre varlık vardır, yokluk yoktur; gerçek varlık değişmez, bölünmez ve süreklidir. Değişim bir yanılsamadır.
Herakleitos'a göre evrende değişmeyen tek şey değişimdir. Aynı nehirde iki kez yıkanılamaz sözü bu görüşü anlatır.
Platon'a göre duyusal nesneler geçicidir; asıl gerçeklik, değişmez ve mükemmel olan idealar dünyasındadır.
Aristoteles'e göre her varlık, biçimlenmemiş madde ile onu belirleyen formun birleşiminden oluşur; ikisi ayrılmaz.
Materyalizme göre var olan her şey maddedir; düşünce ve ruh da maddenin bir ürünüdür. Demokritos atomculuğuyla öncüdür.
İdealizme göre asıl gerçeklik madde değil, düşünce ya da ruhtur. Platon ve Hegel bu görüşün önemli temsilcileridir.
Descartes'ın temsil ettiği düalizme göre gerçeklik, düşünen ruh ile yer kaplayan madde olmak üzere iki bağımsız tözden oluşur.
Heidegger, varlığın anlamını soruşturmaya, varlığını sorun edinebilen tek varlık olan insandan (Dasein, 'orada-olma') başlar.
Değişimi görünüşe indirgeyip gerçek varlığı değişmez sayan bu tutum Parmenides ve Platon çizgisindedir.
İlinek, tözde bulunan ama tözün özünü oluşturmayan, değişebilir belirlenimlerdir (renk, büyüklük, konum gibi).
Realizm ve materyalizm ise özneden bağımsız gerçekliği kabul eder.
Miletli doğa filozofları, evrendeki çeşitliliğin ve değişimin altında yatan tek bir kalıcı ilkeyi, yani arkheyi bulmaya çalışmışlardır.
Descartes her şeyden kuşku duyduğunda bile kuşku duyan, yani düşünen bir öznenin var olduğundan kuşku duyamayacağını görür.
Suyun kaynama noktası, deneyle ölçülebilen fiziksel bir olgudur ve doğa biliminin konusudur.
Materyalizme göre gerçekliğin temeli maddedir; bilinç, düşünce ve tüm tinsel olgular maddenin belirli bir örgütlenmesinden doğar.
Öz (mahiyet), bir şeyin ne olduğunu belirleyen, ona kimliğini veren temel yandır. İlinekler değişse de öz korunduğu sürece varlık kendisi olarak kalır.
Platon'a göre tek tek güzel şeyler, güzellik ideasından pay aldıkları ölçüde güzeldir. Bu 'pay alma' ilişkisi iki dünya arasındaki bağı kurar.
Heidegger, geleneksel metafiziğin varolanlarla (nesneler, Tanrı, töz) ilgilenirken bunların 'var olması'nın ne demek olduğunu, yani varlığın anlamını unuttuğunu ileri sürer.
Kant'a göre insan zihni, uzay-zaman formları ve kategoriler aracılığıyla ancak nesnelerin görünüşlerini (fenomen) bilebilir.
Aristoteles, evrendeki hareket zincirinin sonsuza gitmemesi için kendisi hareketsiz kalarak her şeyi hareket ettiren saf bir formu, yani 'hareket etmeyen ilk hareket ettirici'yi kabul eder.
Nihilizm, varlığın gerçekliğini bütünüyle yadsıyan görüştür. Gorgias gibi bazı sofistlerde varlığın var olmadığı, olsa bile bilinemeyeceği ileri sürülür.
Doğrulanabilirlik ilkesine göre bir önerme ya tanım gereği doğru (analitik) ya da deneyle sınanabilir (sentetik) olmalıdır.
Felsefenin temel konuları (varlık felsefesi) çalışırken ana odak kavram, kuram ve örnek ayrımı kurmaktır; önce kavramı, sonra tipik soru dilini ayır.
Felsefenin temel konuları (varlık felsefesi) sorularında en hızlı kontrol, verilen bilginin hangi kavramı ölçtüğünü bulup çeldirici ayrımı yapmaktır.