Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Felsefe sözcüğü Yunanca sevgi anlamındaki filia ile bilgelik anlamındaki sofia sözcüklerinin birleşiminden oluşur.
Aristoteles'e göre insanlar hayret ederek felsefe yapmaya başlamıştır. Var olanı sorgulama isteği felsefenin kaynağıdır.
Felsefe, bilimlerden farklı olarak kesin sonuçlara varmaz; sorularını sürekli yeniden ele alır ve tartışmayı açık tutar.
Felsefi düşünme, hazır bilgileri olduğu gibi kabul etmez; gerekçe arar, temellendirir ve akıl yürütmeyi denetler.
Felsefi düşünce kendi içinde çelişmez; kavramlarını açık tanımlar ve iddialarını mantıklı bir bütünlük içinde temellendirir.
Felsefe, düşünmenin kendisi üzerine düşünmeyi de içerir. Bu geriye dönük ve sorgulayıcı tutuma refleksif düşünme denir.
Felsefi analiz, adalet, özgürlük ya da bilgi gibi soyut kavramların anlamını çözümleyerek açık ve tutarlı biçimde tanımlamayı amaçlar.
Felsefede tümdengelim genelden tekile, tümevarım tekilden genele giden çıkarımlardır; her ikisi de akıl yürütme biçimidir.
Bir felsefi argüman, doğruluğu ileri sürülen öncüller ile bu öncüllerden çıkarılan sonuçtan oluşur; geçerlilik bu bağın tutarlılığındadır.
Bilim olguyu deneyle inceler, din inanca dayanır; felsefe ise akla ve sorgulamaya dayanarak evreni ve insanı bütünlüklü kavramaya çalışır.
Mantık, düşüncenin biçimsel yapısını, geçerli çıkarımın kurallarını ve tutarlılığın ölçütlerini inceler.
Araştırmada çevrenin ve sosyal koşulların da kişilikte etkili olduğu vurgulanmıştır. "Sadece genetik" diyen mutlak bir ifade araştırma bulgularına aykırıdır.
Kişilik; kalıtım (genetik miras), çevre (kültür, aile, sosyal koşullar) ve öğrenilmiş deneyimler tarafından şekillenir.
Güzeli estetik, doğru bilgiyi epistemoloji ele alır. Eylemin değerini konu edinmesi etiği ayırır.
Dogmatik tutum, bir görüşü tartışmaya ve eleştiriye kapatarak sorgulamadan kesin doğru kabul etmektir.
Felsefi düşünce, farklı alanlara ilişkin görüşleri birbiriyle uyumlu, tek bir bütün içinde toplamaya çalışır.
Merak, çevredeki olguları olduğu gibi kabul etmeyip "neden" ve "nasıl" diye sormaya iten bilme isteğidir.
Teoloji, bir dinin inanç esaslarını o inancı kabul ederek içeriden temellendirir. Çıkış noktasının iman mı yoksa akıl mı olduğu ikisini ayırır.
Yazar, farklılığın zenginlik olduğunu söyler; dışlamaya karşıdır. Bu düşünce yazıyla çelişir.
Fizik, psikoloji, mantık gibi alanlar başlangıçta felsefenin kapsamındaydı; yöntemleri belirginleşince ayrı bilimlere dönüştü.
Tutarlılık, bir düşünce bütünündeki yargıların birbiriyle çelişmemesi, mantıksal olarak bir arada bulunabilmesidir.
I.Soruna Yönelik Başa Çıkma (Problem-Focused Coping): Kişinin stres kaynağını değiştirmeye veya çözmeye çalışmasıdır.
Felsefede doğru ve derinlikli bir soru sormak, çoğu zaman hazır bir yanıttan daha değerlidir; çünkü iyi bir soru, üzerinde düşünülmeyeni görünür kılar ve yeni araştırma yolları açar.
Bu davranışta ahlaki kısıtlamalar devre dışı kalmıştır; süperego etkisi düşüktür.
Epistemoloji, yani bilgi felsefesi, bilginin olanağını, kaynağını, sınırlarını ve doğruluk ölçütünü araştırır.
Felsefeyi tanıma ve felsefi analiz çalışırken ana odak kavram, kuram ve örnek ayrımı kurmaktır; önce kavramı, sonra tipik soru dilini ayır.
Felsefeyi tanıma ve felsefi analiz sorularında en hızlı kontrol, verilen bilginin hangi kavramı ölçtüğünü bulup çeldirici ayrımı yapmaktır.