Fiil köklerine an, ası, mez, ar, dik, ecek, miş ekleri getirilerek yapılan kelimelerdir. Cümlede isimleri niteleyerek genellikle sıfat görevinde kullanılırlar.
Fiil köklerine ken, alı, madan, ince, ip, arak gibi eklerin getirilmesiyle oluşur. Cümlede yüklemi zaman veya durum bakımından niteleyen zarftırlar.
Fiilimsi eklerini aldıkları halde eylem anlamını tamamen yitirerek bir varlığın veya yiyeceğin kalıcı adı olan kelimelerdir. Dolma, dondurma, kazma örnekleridir.
İsimlere eklenen -cık, -ceğiz, -msi, -mtırak ekleriyle küçültme yapılır. Bu ekler ismin anlamında küçüklük, sevgi veya acıma katar.
Beş duyu organımızdan en az biriyle algılayabildiğimiz maddesel varlıkları karşılayan isimlerdir. Hava, ses, ışık somut isimlere örnektir.
Beş duyu organımızla algılayamadığımız, ancak zihnimizle kavradığımız kavramları karşılayan isimlerdir. Akıl, rüya, sevgi soyut kavramlardır.
Sözcüklere -lar ve -ler çoğul eki getirilerek birden çok varlığı karşılamaları sağlanır. İnsanlar, ağaçlar çoğul isimdir.
Şekilce tekil görünmesine rağmen anlamca birden çok varlığı kapsayan kelimelerdir. Ordu, sürü, meclis, jüri topluluk ismidir.
İsimlerin rengini, durumunu veya biçimini gösteren sıfatlardır. İsme sorulan Nasıl sorusuna doğrudan cevap verirler.
İsimleri işaret yoluyla belirten sıfatlardır. Bu, şu, o, öteki, beriki sözcükleri bir ismin önüne gelerek onu işaret eder.
İsimleri sayı ve miktar yönünden kesin olmadan belirten sıfatlardır. Bazı, kimi, birtakım kelimeleri ismin önüne gelerek belgisizlik oluşturur.
İsimleri soru yoluyla belirten kelimelerdir. Kaç, hangi, nasıl, ne gibi sorular doğrudan bir ismi nitelediğinde soru sıfatı olur.
İsimlerin sayısını kesin olarak bildiren kelimelerdir. İsme sorulan Kaç sorusunun tam cevabıdır.
İsimlerin sırasını -ıncı, -inci ekleriyle belirten sıfatlardır. İsme sorulan Kaçıncı sorusuna cevap olarak gelir.
Paylaştırma anlamı taşıyan ve isme sorulan Kaçar sorusuna yanıt veren sayı sıfatlarıdır. İkişer elma örneğindeki ikişer kelimesi üleştirmedir.
İsimlerin oranını belirten sıfatlardır. Yüzde, çeyrek, yarım sözcükleri ismin önünde kesir sayı sıfatı olarak kullanılır.
Niteleme sıfatlarının yanındaki ismin düşmesi sonucu ismin eklerini alarak isimleşmesidir. Gençler geldi cümlesindeki gençler adlaşmış sıfattır.
Sadece insan isimlerinin yerini tutan kelimelerdir. Türkçede ben, sen, o, biz, siz, onlar olmak üzere altı kişi zamiri vardır.
İnsan dışındaki varlıkların isimlerinin yerini işaret yoluyla tutan zamirlerdir. Bu, şu, o, bunlar, şunlar, onlar sözcükleridir.
O kelimesi insanın yerini tutuyorsa kişi zamiri, cansız bir varlığın yerini tutuyorsa işaret zamiri, bir ismin önüne geliyorsa işaret sıfatıdır.
İsimlerin yerini belirsiz bir şekilde tutan kelimelerdir. Biri, kimi, hepsi, herkes kelimeleri belgisiz zamirlere örnektir.
İsimlerin yerini soru kelimeleriyle tutan zamirlerdir. Kim, ne, nerede, hangisi sözcükleri cümlede soruyu zamir yoluyla sağlar.
Kendi sözcüğüdür. Kişi zamirlerinin yerini tutabilir veya cümlede pekiştirme yapmak amacıyla kişi zamirleriyle birlikte kullanılabilir.
İsim tamlamalarında düşen tamlananın yerini tutan ve sözcüğe her zaman bitişik yazılan ki ekidir. Benimki, onunki şeklinde kullanılır.
İsimlere gelerek onların kime veya neye ait olduğunu bildiren iyelik ekleridir. Kalemim kelimesindeki m eki birinci tekil iyelik zamiridir.
Fiillerin veya fiilimsilerin durumunu, eylemin nasıl yapıldığını bildiren zarflardır. Fiile sorulan Nasıl sorusuna yanıt verirler.
Fiillerin veya fiilimsilerin yapıldığı zamanı bildiren sözcüklerdir. Eyleme veya eylemsiye sorulan Ne zaman sorusunun cevabıdır.
Fiillerin yöneldiği yeri bildiren içeri, dışarı, aşağı, yukarı, ileri, geri sözcükleridir. Bu sözcükler ek alırlarsa isim olurlar, zarf olamazlar.
Fiillerin, fiilimsilerin, sıfatların veya başka zarfların miktarını belirten sözcüklerdir. Ne kadar sorusuna cevap verirler.
Fiillerin zamanını, durumunu, miktarını veya nedenini soran zarflardır. Nasıl, ne zaman, niçin, neden sözcükleri eylemi soru yoluyla belirtir.
Miktar zarfları bazen bir sıfatın veya başka bir zarfın önüne gelerek derecelendirme yapar. En, daha, pek, çok sözcükleri derecelendirme zarfıdır.
Tek başına anlam taşımayan, kullanıldıkları cümlede sözcükler arasında benzerlik, neden, amaç gibi anlam ilgileri kuran görevli sözcüklerdir.
Sadece sözcüğü her zaman edattır. Ancak, yalnız, tek, bir sözcükleri de cümlede sadece anlamına geldiklerinde edat olurlar.
İle kelimesinin yerine ve getirilebiliyorsa bağlaçtır. Yerine ve getirilemiyor, vasıta veya birliktelik anlamı katıyorsa edattır.
Cümleye görelik, karşılaştırma veya uygunluk anlamı katar. Her zaman yönelme durum eki alan bir kelimeyle öbekleşerek kullanılır.
Tek başına anlamı olmayan, eş görevli sözcükleri, söz öbeklerini veya cümleleri birbirine bağlayan sözcüklerdir. Cümleden çıkarıldıklarında anlam bozulmaz.
Cümleleri veya unsurları birbirine bağlar ve her zaman ayrı yazılır. Ancak mademki, halbuki, oysaki gibi kalıplaşmış kelimelerde bitişik yazılır.
Cümleye dahi, bile anlamı katan bağlaçtır ve her zaman ayrı yazılır. Te veya ta şekli kesinlikle yoktur, her zaman de veya da olarak yazılır.
Ama, fakat, lakin, ancak, yalnız bağlaçlarıdır. Anlamca birbiriyle çelişen, olumlu ve olumsuz iki farklı cümleyi bağlamak için kullanılırlar.
Hem hem, ne ne, ya ya gibi ikili kullanılan bağlaçlardır. Bu bağlaçların arasına kesinlikle virgül konulmaz.