İstenmeyen davranış ortaya çıktıktan sonra ceza veya ödül verilmesine dayanır. Geleneksel ve öğretmen merkezli anlayışın en belirgin örneğidir.
Sorun çıkmadan önce kuralların belirlenmesi ve önlem alınmasıdır. Geleceğe dönüktür ve istenmeyen davranışların ortaya çıkmasını engellemeyi hedefler.
Öğrencilerin fiziksel ve psikolojik gelişim dönemlerinin özelliklerini dikkate alan modeldir. Kurallar öğrencilerin yaş düzeylerine göre şekillenir.
Tepkisel, önlemsel ve gelişimsel modellerin duruma göre bir arada kullanılmasıdır. Sınıf yönetiminde en çağdaş ve esnek yaklaşımdır.
Öğretmen sınıfta kesin kurallar koymalı ve bunlara uyulup uyulmadığını ısrarla takip etmelidir. Hakları ihlal eden öğrencilere yaptırım uygulanması esastır.
Öğrenci yaptığı yanlış davranışın doğal veya mantıksal sonucuna katlanmalıdır. Öğretmen ceza vermek yerine öğrencinin durumu yaşayarak anlamasını sağlar.
Dreikurs'a göre istenmeyen davranışların temelinde dikkat çekme, güç gösterisi, intikam alma veya yetersizlik sergileme hedefleri yatar.
Öğrenciler kendi davranışlarının sorumluluğunu üstlenmelidir. İhtiyaçları karşılanmayan öğrenciler sorunlu davranışlar sergiler.
İnsanın davranışları dış uyarıcılardan değil, içsel seçimlerinden kaynaklanır. Sınıftaki disiplin, öğrencinin doğru seçimler yapabilmesine bağlıdır.
Patron öğretmen emrederken lider öğretmen rehberlik eder, ikna eder ve öğrencinin içsel motivasyonunu artırarak sınıfı yönetir.
Öğretmen ve öğrenci iletişiminde sen dili yerine ben dili kullanılmalıdır. Bu sayede öğrenci savunmaya geçmez ve davranışının etkisini fark eder.
Çatışma çözümünde ne öğretmenin ne de öğrencinin kaybettiği, iki tarafın da kazan-kazan mantığıyla uzlaştığı demokratik bir problem çözme tekniğidir.
Öğretmenin sınıfta birden fazla etkinliği ve öğrenciyi eşzamanlı olarak takip edebilme becerisidir. Sınıfın bütününe hakimiyeti artırır.
Öğretmenin gözünün sınıfta olup biten her şeyin üzerinde olmasıdır. Öğrencilerde öğretmenin her şeyi gördüğü hissini uyandırır.
İstenen davranışlar pekiştireçlerle güçlendirilirken, istenmeyen davranışlar görmezden gelme, mola veya sönmeye bırakma gibi yöntemlerle zayıflatılır.
Sınıf yönetiminin hazırlık ve ilk adımı her zaman fiziksel düzenin oluşturulmasıdır. İletişim ve kurallar bu düzenden sonra şekillenir.
Tartışma ve gösteri yöntemleri için en uygun oturma planıdır. Öğrencilerin birbirleriyle ve öğretmenle göz teması kurmasını kolaylaştırır.
İşbirlikli öğrenme ve proje tabanlı uygulamalar için en ideal düzenlemedir. Öğrencilerin küçük gruplar halinde yüz yüze çalışmasına olanak tanır.
Öğrencilerin art arda oturduğu, sunuş yoluyla öğretim ve bireysel çalışmalar için uygun olan en eski sınıf yerleşim biçimidir.
Sınıftaki tüm öğrencilerin eşit haklara sahip olduğunu hissettiren, etkileşimin ve iletişimin en üst düzeyde olduğu oturma planıdır.
Öğrencilerin tek başlarına çalıştıkları, kendi öğrenme hızlarında ilerledikleri modüler veya bağımsız çalışma durumları için uygundur.
Sınıflarda açık ve pastel tonlar tercih edilmelidir. Koyu renkler sıkıcı, parlak kırmızı gibi renkler ise saldırgan yapabilir.
Sınıf ısısı ortalama 20-22 derece olmalı, ışık ise tahtayı veya öğrencilerin gözünü kamaştırmayacak şekilde, yansıma yapmayan özellikte ayarlanmalıdır.
Okul programında belirli bir ders veya konunun işlenmesi için resmi olarak ayrılan, planlanmış ders saatlerinin toplamıdır.
Öğretmenin sınıfta fiili olarak konu anlatımı, etkinlik ve akademik çalışmalar için kullandığı, yönergelerden arta kalan süredir.
Öğrencilerin derse aktif olarak katıldıkları, dikkatlerini konuya verdikleri ve gerçekten öğrenmeyle meşgul oldukları en verimli zamandır.
Ders içi veya dışı nedenlerle yoklama alma, tahtayı silme veya teknik bir arıza gibi sebeplerle boşa harcanan ve öğrenmenin olmadığı zamandır.
Bir etkinlikten diğerine veya bir dersten diğerine geçerken yaşanan zaman kayıplarını önlemek için rutinlerin önceden belirlenmiş olması şarttır.
Kurallar yazılırken yapma, koşma gibi olumsuz ekler yerine çöpü kutuya atalım, koridorda yürüyelim gibi olumlu fiiller kullanılmalıdır.
Öğrencinin bir konuyu öğrenmeye karşı duyduğu kişisel ilgi, merak ve başarma isteğidir. Dışsal motivasyondan daha kalıcı ve etkilidir.
Not alma, öğretmenin övgüsü, ödül kazanma veya cezadan kaçınma gibi dış faktörlerin etkisiyle öğrencinin harekete geçmesidir.
Öğrencinin motivasyonu, bir işi başarma beklentisi ile o işin öğrenci için taşıdığı değerin çarpımına eşittir. İkisi de yüksekse motivasyon artar.
Öğrencinin çok sevdiği bir etkinliği yapabilmesi için, daha az sevdiği bir sorumluluğu yerine getirmesinin ön koşul yapılmasıdır.
Öğrencilerin fizyolojik ve güvenlik ihtiyaçları karşılanmadan, sevgi, saygı ve kendini gerçekleştirme basamaklarına çıkılamaz.
Öğrencinin yaptığı olumsuz davranış geçiciyse ve dersin akışını ciddi şekilde bozmuyorsa, öğretmenin sönmesini sağlamak için uygulayacağı ilk adımdır.
İstenmeyen davranışı sergileyen öğrenciyle sözsüz iletişim kurarak öğretmenin durumu fark ettiğini hissettirdiği sessiz müdahale yöntemidir.
Dersi dinlemeyen veya konuşan öğrencinin sırasına doğru usulca hareket etmek, öğrencinin otokontrol sağlayarak dikkatini toplamasını sağlar.
İlgisi dağılan veya istenmeyen davranış sergileyen öğrenciye aniden konuyla ilgili bir soru yöneltilerek öğrencinin tekrar derse odaklanması sağlanır.
Sürekli hareket halinde olan veya sorun çıkaran öğrencilere sınıf içi küçük görevler verilerek enerjileri olumluya yönlendirilir.
İstenmeyen davranışları süren bir öğrenciyle, kendisinden beklenenlerin ve sonuçların yazılı olarak kararlaştırıldığı resmi taahhüt anlaşmasıdır.