Rehberliğin en son ve en üst amacı, bireyin kendini gerçekleştirmesine yardımcı olmaktır. Bu, Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisinin en üst basamağını ifade eder.
Sorunlar ortaya çıkmadan önce tedbir almayı amaçlar. Örneğin, okulda madde bağımlılığı ile ilgili seminerler düzenlemek önleyici bir rehberlik hizmetidir.
Bireyin yaşadığı mevcut bir sorunu çözmek için sunulan yardımdır. Sınav kaygısı yaşayan bir öğrenciye psikolojik danışma yapmak bu kapsama girer.
Rehberlik hizmetlerinin eğitim-öğretim sürecini desteklemesi ve daha etkili hale getirmesidir. Sınıf yönetimi konusunda öğretmenlere sunulan rehberlik bu işlevi yerine getirir.
Eğitim programlarının öğrencilerin ilgi, yetenek ve ihtiyaçlarına göre düzenlenmesine katkı sağlamaktır. Okul yöneticilerine veya program geliştiricilere sunulan veriler bu işlevi besler.
Okuldaki yönetici ve öğretmenlerle, öğrencinin gelişimi için ortak bir rehberlik anlayışı geliştirmek amacıyla yapılan işbirliği ve dolaylı yardım hizmetidir.
Öğrencilerin okula, çevreye, programa ve yeni durumlara uyum sağlamalarını kolaylaştırmak için eğitim öğretim yılı başında veya nakil durumlarında verilen hizmettir.
Öğrencinin eğitim hayatı ile ilgili sorunlarını çözmek, verimli ders çalışma yollarını öğretmek, zaman yönetimini kazandırmak ve başarıyı artırmak amacıyla yapılan yardımlardır.
Bireyin yetenek, ilgi ve değerlerine uygun meslekleri tanımasına ve kendine en uygun mesleki seçimi yapmasına yardımcı olma sürecidir.
Bireyin kendini tanıması, kişilerarası ilişkilerini geliştirmesi, iletişim becerileri kazanması ve özgüven sorunlarını aşması için sunulan hizmetlerdir.
Bireyin gizli güçlerini, yeteneklerini ve ilgi alanlarını ortaya çıkarmak için test ve test dışı tekniklerin kullanılmasıdır. Amacı bireyin kendini tanımasını sağlamaktır.
Öğrenciyi kendi yetenek ve ilgilerine uygun bir üst öğrenim kurumuna, seçmeli derse, sosyal kulübe veya mesleğe yönlendirme sürecidir.
Rehberlik yardımı alan, mezun olan, yöneltilen veya işe yerleşen öğrencilerin durumlarının takip edilerek verilen hizmetin etkililiğinin değerlendirilmesidir.
İnsan davranışlarının temelinde bilinçdışı dürtülerin (cinsellik ve saldırganlık) ve 0-6 yaş arası çocukluk yaşantılarının yattığını savunan psikolojik danışma kuramıdır.
Psikoanalitik kuramda hastanın aklına gelen her şeyi sansürlemeden anlatmasına dayanan, bilinçdışındaki bastırılmış materyali bilince çıkarmayı hedefleyen tekniktir.
Psikoanalitik yaklaşıma göre EGO'nun kaygıyla başa çıkmak ve kendini korumak için bilinçdışı olarak kullandığı, gerçeği çarpıtan psikolojik yöntemlerdir.
Tüm davranışların öğrenme ürünü olduğunu, uyarıcı-tepki bağıyla oluştuğunu ve sadece gözlenebilen, ölçülebilen davranışların incelenmesi gerektiğini savunur.
Davranışçı yaklaşımda fobilerin ve korkuların tedavisinde kullanılan, korkulan uyarıcıya en azdan en çoğa doğru aşamalı olarak maruz bırakma tekniğidir.
İnsanın doğuştan iyi olduğunu, kendini gerçekleştirme potansiyeline sahip olduğunu vurgular. Temsilcileri Carl Rogers ve Abraham Maslow'dur.
İnsancıl yaklaşımda danışmanın, danışanı dinlerken onu hiçbir yargılamaya tabi tutmadan, olduğu gibi değerli bir insan olarak kabul etmesidir.
Danışmanın, kendi objektifliğini kaybetmeden kendini danışanın yerine koyması, onun duygu ve düşüncelerini doğru anlayıp ona geri iletmesidir.
Psikolojik danışmanın iletişim sürecinde rol yapmaması, duygu ve düşüncelerinde dürüst, açık ve kendisi gibi olabilmesidir.
Psikolojik sorunların temelinde irrasyonel (akıl dışı) ve çarpıtılmış düşünce kalıplarının yattığını savunur. Terapide düşünce sistematiğini değiştirmek hedeflenir.
İnsanın özgürlüğünü, seçimlerinin sorumluluğunu ve hayatta bir anlam bulma çabasını merkeze alır. Frankl, May ve Yalom önde gelen temsilcileridir.
Bütünün parçalardan farklı ve anlamlı olduğunu savunur. Bireyin 'şimdi ve burada'ki yaşantısına ve bitmemiş işlerin tamamlanmasına odaklanır.
Gestalt terapisine göre, geçmişte ifade edilememiş duyguların şimdiki yaşantıyı engellemesi durumudur. Bu yarım kalmış yaşantılar psikolojik sorunlara yol açar.
Psikolojik danışmada en önemli etik kuraldır. Danışanın anlattıkları, kendisine veya başkasına zarar verme riski (suç unsuru, istismar) dışında kimseyle paylaşılamaz.
İl veya ilçe düzeyinde rehberlik ve özel eğitim hizmetlerini planlayan, özel eğitime ihtiyacı olan öğrencilerin tanılamasını yapan ve yönlendiren MEB kurumudur.
Bireyin özel eğitime ihtiyacı olup olmadığını ve alınacak önlemleri belirlemek için RAM Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu tarafından yapılan çok yönlü incelemedir.
Özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin, destek eğitim hizmetleri sağlanarak yetersizliği olmayan akranlarıyla birlikte normal sınıflarda eğitim görmesidir.
Özel eğitim öğrencisinin, tüm gününü normal gelişim gösteren akranlarıyla aynı sınıfta, sadece BEP uygulanarak geçirmesi durumudur.
Öğrencinin özel eğitim sınıfına kayıtlı olup bazı derslerde (beden eğitimi, resim vb.) normal akranlarıyla aynı sınıfta eğitim almasıdır.
Normal gelişim gösteren öğrencilerin, istekleri doğrultusunda çevrelerindeki özel eğitim okullarında veya sınıflarında kaynaştırma uygulamalarına katılmasıdır.
Kaynaştırma öğrencilerinin eksiklerini gidermek, yeteneklerini geliştirmek için okul içinde kurulan ve haftalık ders saatinin %20'sini geçmeyecek şekilde birebir eğitim verilen odadır.
Özel eğitim ihtiyacı olan bireyin gelişim özellikleri, eğitim performansı ve gereksinimleri doğrultusunda hedefleri ve destek hizmetleri içeren, ona özel yazılı programdır.
Okullarda BEP geliştirme biriminin başkanı daima Okul Müdürü veya görevlendireceği müdür yardımcısıdır. Rehber öğretmen başkan olamaz.
Okul müdürü, rehber öğretmen, öğrencinin sınıf/branş öğretmenleri, veli ve uygunsa öğrencinin kendisinden oluşur.
Bireyin normal veya normal üstü zekaya sahip olmasına rağmen okuma, yazma veya matematiksel işlemlerde belirgin akademik zorluklar yaşaması durumudur.
Sosyal iletişimde yetersizlik, tekrarlayıcı davranışlar ve sınırlı ilgi alanları ile karakterize olan, erken çocukluk döneminde başlayan nörogelişimsel bir bozukluktur.
Aşırı hareketlilik, dikkati toplayamama, unutkanlık ve dürtüsellik (sonucunu düşünmeden eyleme geçme) belirtileriyle kendini gösteren özel eğitim durumudur.