İsim kökleri '-mek / -mak' mastar ekini alamazken, fiil kökleri alabilir. Örneğin, 'silgi' sözcüğünün kökü olan 'sil-', '-mek' ekini alabildiği için fiil köküdür; 'tuzluk' sözcüğünün kökü olan 'tuz' ise bu eki alamadığı için isim köküdür.
Ortak köklerde isim ve fiil anlamları arasında anlamsal bir bağ bulunur (örn: boya / boyamak, sıva / sıvamak). Sesteş köklerde ise yalnızca ses benzerliği vardır, aralarında hiçbir anlam bağı bulunmaz (örn: gül / gülmek, yaz / yazmak).
Doğadaki seslerin taklit edilmesiyle oluşan yansıma sözcüklerin kökleri daima isim kökü olarak kabul edilir. Örneğin; 'fıs-ıldamak' fiilinin kökü 'fıs', 'pat-lamak' fiilinin kökü 'pat' isim kökleridir.
Yapım ekleri eklendiği sözcüğün anlamını veya türünü değiştirerek yeni bir sözcük türetir. Çekim ekleri ise sözcüğün anlamını ve türünü değiştirmeden ona cümle içinde geçici görevler, durumlar ve aitlik bağları kazandırır.
Fiil kök ya da gövdelerine gelerek isim türeten eklerdir. Sınavda sıkça çıkan örnekler: -gik/ik (kes-ik), -im (üret-im), -gi (as-gı), -ici (yaz-ıcı), -ti (belir-ti), -ce (düşün-ce).
İsim kök veya gövdelerinden eylem türeten eklerdir. En yaygınları: -le (göz-le-), -al/-el (çokal- > çoğal-), -ar/-er (yaş-ar-), -se/-sa (su-sa-), -da/-de (fıs-ılda-), -leş (şaka-laş-).
İsim soylu sözcüklere gelerek onları cümlede kullanılabilir hale getiren çekim ekleridir. Bunlar: Çokluk eki (-lar/-ler), Durum (Hal) ekleri (-ı, -a, -da, -dan), İyelik (aitlik) ekleri (-ım, -ın, -ı vb.), İlgi (Tamlayan) eki (-ın/-in) ve Eşitlik ekidir (-ce).
Sadece fiillere gelen ve onları çekimli eylem yapan eklerdir. Kip ekleri (haber ve dilek kipleri) ile Şahıs (kişi) ekleri bu gruptadır. Ek-fiil ekleri de birleşik zaman kurarken fiil çekim eki görevindedir.
Bir sözcük en az bir yapım eki aldığında 'gövde' durumuna gelir. Gövde durumundaki bir kelimeye yeni yapım ekleri getirilirse 'gövdeden türemiş' sözcük elde edilir (örn: göz -> göz-lük [gövde] -> göz-lük-çü [gövdeden türemiş]).
İsimlere gelen '-ı / -i' eki kafa karıştırabilir. Eğer sözcüğün başına 'onun' zamiri getirilebiliyorsa bu ek iyelik ekidir (örn: Evi çok güzel -> Onun evi). Eğer 'neyi, kimi' sorularına yanıt veriyorsa belirtme hal ekidir (örn: Evi çok beğendim).
Birleşik sözcükler oluşurken anlam kayması (hanımeli, kuşburnu), ses kaynaşması (pazartesi, sütlaç) veya tür kayması (gecekondu, biçerdöver) gibi farklı yollarla bir araya gelebilirler. Yapı bakımından hepsi birleşiktir.
Sözcükler yapı bakımından üç grupta incelenir: Basit (hiç yapım eki almamış, çekim eki alabilir), Türemiş (en az bir yapım eki almış) ve Birleşik (en az iki sözcüğün bir araya gelmesiyle oluşmuş).
"Yaşlan-" fiili, "yaş" isminden "-lan" isimden fiil yapım ekiyle türetilmiştir. Diğerleri yapım eki almamış basit fiillerdir.
"Yol" ismine gelen "-daş" eki ortaklık/eşlik bildiren isimden isim yapım ekidir. Diğerlerinde "-aş" yapım eki bu işlevde değildir.
B'de "yürüdüler" yürümek fiil köküdür, ek alırken fiil kalmıştır. C'de "bilemedi" bil- ebilmek birleşik fiilidir.
"Ekşi" ismine gelen "-mek" öncesi "-" ile "ekşi-" fiili oluşur; "ekşi" isim/sıfatına gelen ek isimden fiil türeten yapım ekidir.
Diğerleri: ev-in, onun, çocuk-un, sen-in tamlayan ekleridir.
"Oku-" fiiline gelen "-ma" eki fiilden isim türeten yapım ekidir ve iş adı ("okuma") oluşturur.
"Deniz" sözcüğü hiçbir yapım eki almamış, tek bir kökten oluşan basit sözcüktür. Diğerlerinde yapım eki veya birleşme vardır.
C'deki "gecekondu" isim+fiil birleşimidir. D'deki "başrol" sıfat tamlamasıdır.
"Ağaç" ismine gelen "-tan" eki ayrılma (uzaklaşma) durum ekidir; "ağaçtan düştü" ifadesinde çıkış noktasını belirtir.
"Tuz" ismine gelen "-la" eki isimden fiil türeten yapım ekidir; "tuzla-" fiilini oluşturmuştur.
"Okul" ismine gelen "-a" yönelme durum eki, harekete yön veya varış bildirir; "okula gitti" ifadesinde yönelme ilgisi kurar.
"Yaz" ve "göz" isimlerine gelen "-lık/-lük" eki isimden isim türeten yapım ekidir. Sözcüklerin türünü değiştirmez, isimden yeni isim yapar.
Bitişik yazıldığı için yazım yanlışı yapılmıştır.
Sözcüğün anlamlı en küçük, parçalanamayan bölümüdür. İsim kökü ve fiil kökü olmak üzere ikiye ayrılır. Örnek: göz isim kökü, yaz fiil köküdür.
Bir varlığı, kavramı ya da duyguyu karşılayan köktür; fiil çekim ekiyle uyum sağlamaz. Örnek: su, ev, sevgi, taş.
İş, oluş ya da durum bildiren, -mek mastar ekiyle anlamlı olan köktür. Örnek: gel-mek, koş-mak, oku-mak.
Köke gelerek yeni anlamda sözcük türeten ektir. Sözcüğün türünü ya da anlamını değiştirir. Örnek: göz-lük, ev-ci, yaz-ar.
Sözcüğün anlamını değiştirmeden ona görev kazandıran ektir. Çoğul, hâl, iyelik, kişi ve kip ekleri çekim ekidir. Örnek: ev-ler, ev-de.
Yalnızca kökten oluşan ya da yalnız çekim eki almış, yapım eki içermeyen sözcüktür. Örnek: kalem, kalemler, evde.
Köke en az bir yapım eki getirilerek oluşturulan sözcüktür. Örnek: göz-lük-çü, sev-gi, bil-gi-sayar türemiş sözcüklerdir.
En az iki sözcüğün birleşerek yeni bir kavramı karşılamasıyla oluşan sözcüktür. Örnek: hanımeli, gökdelen, imambayıldı.
Bir sözcükte önce yapım ekleri, sonra çekim ekleri gelir. Yapım ekinden sonra çekim eki gelebilir ama çekimden sonra yapım eki genelde gelmez.
Köke yapım eki eklenmesiyle oluşan, yeni yapım ve çekim eklerinin geldiği bölümdür. Örnek: göz-lük gövdedir; göz-lük-çü-ler biçiminde büyür.