Örneğin, 'Bize çok soğuk davrandı' cümlesindeki 'soğuk' kelimesi mecaz anlamda kullanılmıştır.
"Bilmeyerek" kelimesi bu cümlede "farkında olmadan, kasıt taşımayarak, istemeden" anlamını sağlamaktadır.
Örneğin, 'Notaları doğru çalmalısın' cümlesindeki 'nota' müzik alanına ait bir terimdir. Terimler bilim, sanat, spor veya meslek alanlarına ait özel tanımlı kelimelerdir.
Örneğin, 'Notaları doğru çalmalısın' cümlesindeki 'nota' müzik alanına ait bir terimdir. Terimler bilim, sanat, spor veya meslek alanlarına ait özel tanımlı kelimelerdir.
Örneğin, 'Notaları doğru çalmalısın' cümlesindeki 'nota' müzik alanına ait bir terimdir. Terimler bilim, sanat, spor veya meslek alanlarına ait özel tanımlı kelimelerdir.
Örneğin, 'Notaları doğru çalmalısın' cümlesindeki 'nota' müzik alanına ait bir terimdir. Terimler bilim, sanat, spor veya meslek alanlarına ait özel tanımlı kelimelerdir.
Örneğin, 'Notaları doğru çalmalısın' cümlesindeki 'nota' müzik alanına ait bir terimdir. Terimler bilim, sanat, spor veya meslek alanlarına ait özel tanımlı kelimelerdir.
Örneğin, 'Bize çok soğuk davrandı' cümlesindeki 'soğuk' kelimesi mecaz anlamda kullanılmıştır.
Örneğin, 'Bize çok soğuk davrandı' cümlesindeki 'soğuk' kelimesi mecaz anlamda kullanılmıştır.
Korkutucu bir hastalık olan "kanser" yerine "amansız hastalık" ifadesinin kullanılması güzel adlandırmadır.
Örneğin, 'Bize çok soğuk davrandı' cümlesindeki 'soğuk' kelimesi mecaz anlamda kullanılmıştır.
Örneğin, 'Notaları doğru çalmalısın' cümlesindeki 'nota' müzik alanına ait bir terimdir. Terimler bilim, sanat, spor veya meslek alanlarına ait özel tanımlı kelimelerdir.
Örneğin, 'Bize çok soğuk davrandı' cümlesindeki 'soğuk' kelimesi mecaz anlamda kullanılmıştır.
Örneğin, 'Bize çok soğuk davrandı' cümlesindeki 'soğuk' kelimesi mecaz anlamda kullanılmıştır.
Örneğin, 'Bize çok soğuk davrandı' cümlesindeki 'soğuk' kelimesi mecaz anlamda kullanılmıştır.
"Ayna tutmak" nesnel biçimde yansıtmak/olduğu gibi göstermek, "sıradan kabuller" ise alışılagelmiş toplumsal değerlerdir.
Örneğin, 'Notaları doğru çalmalısın' cümlesindeki 'nota' müzik alanına ait bir terimdir. Terimler bilim, sanat, spor veya meslek alanlarına ait özel tanımlı kelimelerdir.
Örneğin, 'Bize çok soğuk davrandı' cümlesindeki 'soğuk' kelimesi mecaz anlamda kullanılmıştır.
"Fokurduyordu" eylemi, suyun kaynarken çıkardığı "fokur" yansıma kökünden türetilmiştir (fokur-da-mak).
Örneğin, 'Bize çok soğuk davrandı' cümlesindeki 'soğuk' kelimesi mecaz anlamda kullanılmıştır.
Örneğin, 'Notaları doğru çalmalısın' cümlesindeki 'nota' müzik alanına ait bir terimdir. Örneğin, 'Notaları doğru çalmalısın' cümlesindeki 'nota' müzik alanına ait bir terimdir.
Örneğin, 'Bize çok soğuk davrandı' cümlesindeki 'soğuk' kelimesi mecaz anlamda kullanılmıştır.
Örneğin, 'Notaları doğru çalmalısın' cümlesindeki 'nota' müzik alanına ait bir terimdir. Örneğin, 'Notaları doğru çalmalısın' cümlesindeki 'nota' müzik alanına ait bir terimdir.
Örneğin, 'Bize çok soğuk davrandı' cümlesindeki 'soğuk' kelimesi mecaz anlamda kullanılmıştır.
Örneğin, 'Notaları doğru çalmalısın' cümlesindeki 'nota' müzik alanına ait bir terimdir. Terimler bilim, sanat, spor veya meslek alanlarına ait özel tanımlı kelimelerdir.
Bir sözcüğün akla ilk gelen, sözlükteki ilk anlamıdır. Örnek: göz sözcüğünün görme organı anlamı temel anlamıdır.
Sözcüğün temel anlamıyla ilgili olarak kazandığı yeni anlamdır. Örnek: iğnenin gözü, çantanın gözü ifadelerindeki göz yan anlamdır.
Sözcüğün gerçek anlamından tümüyle uzaklaşarak kazandığı yeni anlamdır. Örnek: Sözlerim ona battı cümlesinde battı mecaz anlamlıdır.
Bir bilim, sanat ya da meslek dalına özgü özel anlamdır. Örnek: kök sözcüğü dil biliminde ve matematikte terim anlam taşır.
Yazılışları farklı, anlamları aynı ya da yakın sözcüklerdir. Örnek: siyah-kara, kelime-sözcük, misafir-konuk.
Anlamca birbirinin karşıtı olan sözcüklerdir. Örnek: iyi-kötü, uzun-kısa, gelmek-gitmek.
Yazılış ve okunuşları aynı, anlamları farklı sözcüklerdir. Örnek: yüz (sayı), yüz (surat), yüz (yüzme eylemi).
Duyu organlarıyla algılanan varlıkları karşılayan sözcükler somut; algılanamayan kavramları karşılayanlar soyuttur. Örnek: taş somut, sevgi soyuttur.
En az iki sözcükten oluşan, çoğu kez mecazlı, kalıplaşmış söz öbeğidir. Örnek: etekleri zil çalmak çok sevinmek anlamına gelir.
Bir sözcük kapsamı geniş bir kavramı ya da onun bir alt türünü karşılayabilir. Örnek: ağaç geneldir; çam ise ağacın özel bir türüdür.