Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Yağmurun aralıksız yağması bir neden, derenin taşması ve tarlaların su altında kalması bu nedenin sonucudur.
Cümlede kişi, olası bir tehlikeye karşı dikkatli olması için bir konuda uyarılmaktadır. "Mutlaka...
"Belki de" ifadesi ve "bulursun" yüklemi, gerçekleşmesi kesin olmayan bir durumu anlatır. Bu da olasılık bildirir.
Cümlede kütüphanenin yeni açıldığı ve sessiz bir çalışma ortamı sunduğu gözlemlenebilir, doğrulanabilir biçimde aktarılmaktadır.
Cümlede şehrin geçmişteki durumu (çok sessiz) ile bugünkü durumu (hareketli) karşı karşıya konulmuştur.
Konuşan kişi, çok çabalamasına karşın beklediği sonucu alamamaktan duyduğu rahatsızlığı dile getiriyor.
Doğrudan anlatımda bir kişinin sözü hiç değiştirilmeden, tırnak içinde aktarılır.
Konuşan kişi, yediği yemeği daha önce yediklerinden daha lezzetli bularak büyük bir memnuniyet dile getiriyor.
Konuşan kişi, karşısındakine uğramasını ve sohbet etmelerini nazik bir biçimde teklif etmektedir.
Verilen cümle, işini severek yapanın yorgunluk duymadığını anlatır. Bu anlamı en açık ve eksiksiz biçimde doğru ifade karşılar.
En çalışkan öğrencinin bile soruyu çözememesi, sorunun ne denli zor olduğunu vurgular. "Bile" edatı bu anlamı güçlendirir.
Dolaylı anlatım, bir başkasının sözünü olduğu gibi aktarmak yerine kendi cümlelerimizle değiştirerek aktarmaktır.
Konuşan kişi, yılların verdiği deneyimle en zor işi bile kolayca yapabileceğini söyleyerek kendine olan güvenini dile getirir.
"Şaşkınlıktan ne diyeceğimi bilemedim" ifadesi, beklenmedik bir söz karşısında duyulan şaşkınlığı doğrudan anlatır.
Cümlenin ilk bölümünde renk uyumu övülürken (olumlu), ikinci bölümünde kompozisyon eleştirilmektedir (olumsuz).
Doğrudan anlatımdaki soru, dolaylı anlatımda "-ıp -madığını sordu" kalıbıyla ve "yarın" zarfı "ertesi gün" biçiminde aktarılır.
"Ah" ünlemi ve geçmişi yeniden yaşama isteği, geçip giden güzel günlere duyulan hasreti gösterir.
Cümlede yalnızca öğretmenin, çocukların heyecanlı olduğunu sezdiği belirtilmektedir.
Cümledeki "aksine" bağlacı olumlu bir yöneliş getirmelidir. Yeteneğin disiplinle birleştiğinde "kalıcı eserlere dönüşmesi" anlam akışına tam uyar.
"Keşke... -meseydim" kalıbı, yapılan bir eylemden duyulan üzüntüyü ve o eylemin yapılmamış olmasını isteme duygusunu anlatır.
Önyargı, bir olay veya kişi hakkında önceden verilmiş olumlu ya da olumsuz peşin hükümdür.
Cümlenin ilk bölümünde anlatımın akıcılığı övülür, ikinci bölümünde betimlemelerin yetersizliği eleştirilir.
doğru ifade ise tartışılmaz, doğruluğu belli, kesin bir yargı içerir.
cümlede yazmanın "içimizdeki karmaşayı düzene sokma" (zihnindeki dağınıklıktan kurtulma) ve "kendimizi keşfetme çabası" (kendi benliğiyle yüzleşme) olduğu belirtilmiştir.
Bir eylemin gerçekleşme nedenini bildiren cümlelerdir. Genellikle için, -dığı için, -den dolayı gibi ifadelerle kurulur. Örnek: Hasta olduğu için gelmedi.
Eylemin hangi amaçla yapıldığını bildirir. için, diye, üzere sözleriyle kurulur. Örnek: Sınavı kazanmak için çok çalıştı.
Bir durumun gerçekleşmesinin başka bir koşula bağlı olduğunu bildirir. -sa, -se ekiyle ya da yeter ki, ancak sözleriyle kurulur.
Kişisel yorum, beğeni içeren yargı özneldir; kanıtlanabilir, herkesçe doğrulanan yargı nesneldir. Örnek: Roman çok güzeldi (öznel).
İki varlık ya da kavramın bir yönden kıyaslanmasıdır. daha, en, göre, kadar gibi sözlerle yapılır. Örnek: Kardeşi ondan daha çalışkandır.
Bir kavramın ne olduğunu, nedir sorusuna cevap verecek biçimde açıklayan cümledir. Örnek: Roman, olay çevresinde gelişen uzun bir anlatı türüdür.
Doğrudan söylenmeyip cümleden çıkarılan gizli yargıdır. Örnek: Bu kez de kitabını getirmiş sözü, önceki kez getirmediğini sezdirir.
Kesin olmayan, gerçekleşme ihtimali bildiren yargılardır. belki, galiba, olabilir, sanırım sözleriyle kurulur. Örnek: Yağmur yağabilir.
Öneri bir çözüm sunar; uyarı olası bir tehlikeye ya da yanlışa dikkat çeker. Örnek: Dikkatli ol, yol kaygan (uyarı).
Abartma bir durumu olduğundan büyük ya da güçlü gösterir; pişmanlık yapılan işten duyulan üzüntüyü bildirir. Örnek: Keşke onu dinleseydim.
Çünkü, için, -den dolayı gibi ifadeler cümlede neden-sonuç ilişkisini hızlı yakalamayı sağlar.