En az iki ismin bir araya gelerek aralarında aitlik, sahiplik veya ilgi ilişkisi kuracak şekilde oluşturduğu kelime grubuna isim (ad) tamlaması denir. İlk ögeye "tamlayan", ikinci ögeye ise "tamlanan" adı verilir.
Hem tamlayanın ilgi eki (-ın / -in / -un / -ün), hem de tamlananın iyelik eki (-ı / -i / -u / -ü) aldığı isim tamlamalarıdır. Aidiyet ilişkisi belirgindir. Örnek: "Kapının kolu", "Evin anahtarı".
Tamlayanın ilgi eki almadığı, sadece tamlananın iyelik eki aldığı isim tamlamalarıdır. Genellikle tür, kaynak veya amaç bildirirler. Örnek: "Kapı kolu", "Sokak lambası", "Türkçe kitabı".
En az üç ismin, iç içe geçmiş en az iki isim tamlaması oluşturacak şekilde bağlanmasıyla oluşan sözcük grubudur. Örnek: "Sınıf kapısının anahtarı" ("Sınıf kapısı" + "kapısının anahtarı").
Tamlayanın da tamlananın da ek almadığı, tamlayanın tamlananın "neye benzediğini" ya da "hangi maddeden yapıldığını" bildirdiği tamlamalardır. Örnek: "Tahta kaşık", "Altın bilezik". (Günümüz dil bilgisinde sıfat tamlaması olarak da kabul edilmektedir).
Bir sıfatın bir ismi niteleyerek veya belirterek oluşturduğu sözcük grubudur. Sıfat tamlamasında tamlayan sıfat, tamlanan ise isimdir. Her sıfatın olduğu yerde mutlaka bir sıfat tamlaması bulunur. Örnek: "Mavi gökyüzü", "Birkaç öğrenci".
Belirtili isim tamlamalarında tamlayan ile tamlananın arasına başka sözcükler (özellikle sıfatlar) girebilir. Örnek: "Müdürün eski çantası" tamlamasında "eski" sıfatı tamlanan olan "çanta" ismini nitelemiştir.
İsim tamlamalarında birden çok tamlayan bir tek tamlanana bağlanabileceği gibi (Ortak tamlanan: "Ali'nin ve Veli'nin babası"), bir tamlayan birden çok tamlanana da bağlanabilir (Ortak tamlayan: "Evin kapısı ve penceresi").
Özellikle şiirlerde ve günlük konuşmada belirtili isim tamlamalarında tamlayan ile tamlanan yer değiştirebilir. Örnek: "Sesi geliyordu uzaktan rüzgârın." cümlesindeki tamlama "rüzgârın sesi"dir.
Belirtili isim tamlamalarında tamlayan eki (-ın / -in) yerine ayrılma hâl eki (-dan / -den) kullanılabilir. Bu durum, tamlamanın bütün-parça ilişkisi kurmasıyla gerçekleşir. Örnek: "Öğrencilerden biri" ("Öğrencilerin biri").
Cümlede tamlayanı şahıs zamiri olan isim tamlamalarında tamlayan yazılmayabilir, sadece tamlanandaki iyelik ekinden kime ait olduğu anlaşılır. Buna tamlayanı düşmüş isim tamlaması denir. Örnek: "Defterim sınıfta kalmış." ("Benim defterim").
Tamlananın söylenmediği, sadece tamlayanın ilgi ekiyle kaldığı tamlamalardır. Genellikle yüklemde karşımıza çıkar. Örnek: "Bu anahtar müdürünmüş." ("Müdürün anahtarıymış").
'yüksek bir not' ifadesi ise sıfat tamlamasıdır. İki tamlama türü de bir arada kullanılmıştır.
'Devlet tiyatrolarının gösteri salonu' zincirleme ad tamlamasıdır. 'Devlet tiyatroları' belirtisiz tamlaması ile 'gösteri salonu' belirtisiz tamlaması iç içe geçmiştir.
'Kitabın sayfası' tamlamasında tamlayan 'kitabın' ilgi eki almıştır, tamlanan 'sayfası' ise iyelik eki almıştır.
'Eski evin bahçesi' tamlamasında 'eski ev' sıfat tamlamasıdır ve 'eski evin bahçesi' belirtili isim tamlamasında tamlayan görevindedir.
'Evin boyası' tamlaması belirtili isim tamlamasıdır. Tamlayan 'evin' ile tamlanan 'boyası' arasına hiçbir kelime girmemiştir.
'Kırmızı kazak' sıfat tamlamasında 'kırmızı' kelimesi rengi bildiren bir niteleme sıfatıdır.
'Soruların bazıları' belirtili isim tamlamasıdır. Bu tamlamanın tamlananı 'bazıları' belgisiz zamiridir.
Bu cümlede 'evin işleri' ve 'bahçenin işleri' belirtili isim tamlamaları mevcuttur. Tamlanan olan 'işlerini' sözcüğü her iki tamlayan için ortak kullanılmıştır.
'Öğrencilerin birkaçı' tamlamasında tamlayan 'öğrencilerin', tamlanan ise belgisiz zamir olan 'birkaçı' sözcüğüdür.
Bu tamlama 'bekledi' fiilini durum yönünden niteleyerek cümlede durum zarfı (zarf tümleci) görevinde kullanılmıştır.
'Türk tarihinin kaynakları' zincirleme ad tamlamasıdır. Tamlayan 'Türk tarihinin' belirtisiz isim tamlaması, tamlanan ise 'kaynakları' ismidir.
'Evin kapısı' belirtili isim tamlamasıdır. Araya giren 'eski' niteleme sıfatı tamlanan olan 'kapısı' sözcüğünü nitelemektedir.
'Sınıf kapısı' belirtisiz isim tamlamasıdır. 'Tutulmalıdır' edilgen yüklemine sorulan 'tutulması gereken ne' sorusuna yanıt verdiği için cümlede sözde özne (özne) görevi üstlenmiştir.
'Kitabını' sözcüğü 'senin kitabını' anlamındadır. Üzerindeki '-in' eki ikinci tekil şahıs iyelik eki (senin) olarak adlandırılır.
Hem tamlayan hem tamlanan ek alır; tamlayan -in ilgi eki, tamlanan -i iyelik eki taşır. Örnek: kapının kolu, evin bahçesi.
Tamlayan ek almaz, yalnızca tamlanan iyelik eki alır. Bir türü bildirir. Örnek: okul bahçesi, çiçek kokusu, diş fırçası.
İki isim de ek almaz; bir varlığın neyden yapıldığını ya da neye benzediğini bildirir. Örnek: altın yüzük, tahta kaşık, aslan yürek.
En az üç ismin birbirine bağlanmasıyla oluşur; bir tamlama başka bir tamlamayla iç içe geçer. Örnek: okul bahçesinin kapısı.
İsim tamlamasında iki de isim ve iyelik eki bulunur; sıfat tamlamasında ilk sözcük sıfattır ve ek yoktur. Örnek: taş bina (sıfat) / taşın rengi (isim).
Belirtili tamlamada tamlayanın çokluğu, tamlananın iyelik ekiyle uyumludur. Örnek: öğrencilerin kitapları uyumlu bir tamlamadır.
Tamlamada sıfat, tamlananın önüne gelerek grubu genişletir. Örnek: evin geniş bahçesi; geniş sözcüğü tamlananı niteler.
Bir sözcükle bir edatın oluşturduğu söz öbeğidir. Örnek: senin gibi, sabaha kadar, okul için; edat sözcüğe anlam katar.
Bağlaç grubu ve, ile gibi bağlaçlarla kurulur; ikileme aynı ya da yakın sözcüklerin yinelenmesidir. Örnek: yavaş yavaş, ev bark.