Fiilimsiler; fiil kök veya gövdelerinden belirli yapım ekleriyle türetilerek cümlede isim, sıfat ya da zarf görevinde kullanılan sözcüklerdir. Eylem anlamlarını tamamen yitirmezler fakat eylem gibi çekimlenemezler (kip ve şahıs eki alamazlar).
Fiil tabanlarına getirilen "-ma / -me, -ış / -iş / -uş / -üş, -mak / -mek" ekleriyle kurulur. Bu ekler zihinde "MA-YIŞ-MAK" olarak kodlanır. İsim-fiiller, isimlerin aldığı çekim eklerini alabilirler. Örnek: "Onun gidişini kimse fark etmedi."
Fiilimsi ekini aldığı halde zamanla eylem anlamını yitirerek bir varlığın veya kavramın adı olan sözcüklerdir. Bunlar artık fiilimsi değildir. Örnek: dondurma, ekmek, çakmak, dolma, giriş, çıkış, danışma, kavurma.
Fiil tabanlarına getirilen "-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş" ekleriyle türetilir. Zihinde "AN-ASI-MEZ-AR-DİK-ACEK-MİŞ" şeklinde kodlanır. Genellikle sıfat görevindedirler. Örnek: "Dönülmez akşamın ufkundayız."
Sıfat-fiillerin nitelediği isim düştüğünde, sıfat-fiil nitelediği ismin yerine geçerek adlaşmış sıfat-fiil olur. Örnek: "Sınavı kazananlar ödüllendirildi." ("kazanan öğrenciler" yerine "kazananlar").
"-mez, -ar, -ecek, -miş" ekleri kip eki de olabilir. Eğer eylem zaman bildirip yüklemde yer alıyorsa kip ekidir; bir ismi niteleme görevindeyse sıfat-fiil ekidir. Örnek: "Gelecek hafta görüşürüz." (Sıfat-fiil) vs "O da mutlaka gelecek." (Kip eki).
Fiillere getirilen "-ken, -ali, -asıya, -emeden, -ıp, -arak, -ınca, -ar...-maz, -dıkça, -a...-a, -maksızın, -dığında" ekleriyle kurulur. Cümlede zarf görevindedirler.
Zarf-fiiller cümleye genellikle durum (Nasıl? sorusuyla bulunur) ya da zaman (Ne zaman? sorusuyla bulunur) anlamı katarlar. Örnek: "Koşarak içeri girdi." (Durum) - "Eve gelince beni ara." (Zaman).
Fiilimsiler, cümlede yan cümlecik kuran temel unsurlardır. Bir cümlede ne kadar fiilimsi varsa o kadar yan cümlecik (yan yargı) vardır.
Fiilimsi eklerinin hepsi fiilden isim yapım ekidir. Bu yüzden cümledeki tüm fiilimsiler yapı bakımından türemiş sözcük kabul edilir.
Türkçe'de üç farklı "-ma / -me" eki vardır: Olumsuzluk eki ("Bunu yapma"), İsim-fiil eki ("Yazma işi bitti"), Kalıcı isim yapım eki ("Sarma çok güzel olmuş"). Bu ayrımlara sınavda çok dikkat edilmelidir.
"-ken" zarf-fiil eki sadece fiillere gelir. İsim soylu sözcüklere geldiğinde onları zarf yapar ancak fiilimsi yapmaz. Örnek: "Öğretmenken çok rahattı." (Fiilimsi değil) vs "Okurken gözlüğü kırıldı." (Fiilimsi).
Fiilimsi yüklem olduğunda yan cümlecik kurma görevinden ziyade temel cümlenin yüklemini oluşturmuş olur (geleneksel dil bilgisinde yüklem olan fiilimsiler yan cümle kurmaz kabul edilir).
-mez' zarf-fiil ekiyle kurulmuştur ve cümleye zaman anlamı katmıştır.
İsim soylu sözcüklere gelen bu ek, sözcüğü zarf yapsa da fiilimsi (zarf-fiil) yapmaz. Diğerlerinde ise fiillere gelerek zarf-fiil yapmıştır.
Burada 'dinleyen' sıfat-fiili 'kişi' ismini niteleyerek bir sıfat-fiil grubu (sıfat tamlaması) oluşturmuş ve ek-fiil alarak yüklem olmuştur.
Diğerlerinde ise sıfat-fiil görevi sürmektedir.
Cümledeki fiilimsiler: 'dinleyip' (zarf-fiil), 'çekilen' (sıfat-fiil), 'bakarak' (zarf-fiil) şeklindedir.
Üç fiilimsi türü de bir arada kullanılmıştır.
Dolayısıyla isim çekim eki almış bir sıfat-fiildir. Diğerlerindeki sıfat-fiiller çekim eki almamıştır.
Fiilimsi yüklem olduğunda yan cümlecik kurma görevinden ziyade temel cümlenin yüklemini oluşturmuş olur (geleneksel dil bilgisinde yüklem olan fiilimsiler yan cümle kurmaz kabul edilir).
Cümledeki eylemsiler: 'Bilinmez' (sıfat-fiil), 'yürüyorken' (zarf-fiil), 'durup' (zarf-fiil), 'bakan' (sıfat-fiil) ve 'hatırlayarak' (zarf-fiil) olmak üzere toplam 5 adettir.
Cümledeki eylemsiler: 'Bilinmez' (sıfat-fiil), 'yürüyorken' (zarf-fiil), 'durup' (zarf-fiil), 'bakan' (sıfat-fiil) ve 'hatırlayarak' (zarf-fiil) olmak üzere toplam 5 adettir.
Diğerlerindeki 'sarmalık' (isim), 'dondurma', 'danışma', 'budama' (budama makası) kalıcı isimdir.
Dolayısıyla isim çekim eki almış bir sıfat-fiildir. Diğerlerindeki sıfat-fiiller çekim eki almamıştır.
Fiilden türeyen ama cümlede isim, sıfat ya da zarf görevinde kullanılan sözcüklerdir. Çekimli fiil değildir; yan cümlecik kurar ve kip eki almaz.
Fiile -ma, -mak, -ış eklerinin getirilmesiyle oluşan, ismin karşıladığı iş adlarıdır. Örnek: gülmek, koşma, bakış.
Fiile -an, -ası, -mez, -ar, -dık, -ecek, -miş eklerinin getirilmesiyle oluşan, sıfat gibi kullanılan sözcüklerdir. Örnek: koşan çocuk.
Fiile - arak, -ıp, -madan, -ınca, -ken, -alı gibi eklerin gelmesiyle oluşan, zarf gibi kullanılan sözcüklerdir. Örnek: gülerek geldi.
Fiilimsiler cümlede yan cümlecik kurar; birleşik cümlenin yan yargısını oluşturur. Örnek: Yorulan işçiler dinlendi; yorulan yan cümleciktir.
Fiilimsiler kip ve kişi eki almaz, yargı bildirmez; çekimli fiiller kip ve kişi eki alıp yargı bildirir. Bu ayrım cümle sayısını belirler.
Bazı isim fiiller zamanla kalıcı ada dönüşür. Örnek: dondurma, çakmak, danışman gibi sözcükler artık nesne adıdır, fiilimsi değildir.
-dık, -ecek, -mış ekli sıfat fiiller çoğu kez iyelik eki alarak adlaşır. Örnek: tanıdığım, gelecek; ekten sonra ada dönüşebilir.
Zarf fiiller yüklemi durum, zaman, koşul yönünden tamamlar. Örnek: Eve gelince yattı; gelince zamanı bildiren zarf fiildir.
Fiilimsiler olumsuzluk eki -ma, -me alabilir ama yine yargı bildirmez. Örnek: Görmeden inanmam; görmeden olumsuz zarf fiildir.