Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
"Bir daha yapmayacağına söz verdi" bölümünde eylemin neyi yapmayacağı belli değildir; nesne eksiktir.
"Filmi seyretti" bölümünde belirtili nesne (filmi) vardır; "çok etkilendi" eylemi ise "neden/kimden" etkilenildiğini gösteren tümleç ister ama cümlede yoktur.
"Ekonomik ve toplum sorunları" ifadesinde "toplum" bir ad olduğundan sıfat görevini üstlenemez; "toplumsal" olmalıdır.
'Özel okullarının' denilemeyeceği için 'Özel okulların ve devlet okullarının' denilmelidir.
Fısıldamak zaten sessizce ve kulağa yapılan bir eylemdir; bu nedenle 'sessizce kulağına' sözcükleri gereksizdir.
"Sevindirmek" ve "mutlu etmek" aynı anlamı taşır. İki ifadenin "hem...hem" bağlacıyla birlikte kullanılması gereksiz yinelemedir; biri çıkarılmalıdır.
"Misafirler geldi" bölümünün öznesi "misafirler" etken çatılıdır; "salona buyur edildi" bölümü ise edilgen çatılıdır ve öznesi farklıdır.
"Önlemek" ve "durdurmak" burada aynı anlamı taşıyacak biçimde kullanılmıştır; ilerlemeyi önlemek zaten onu durdurmaktır.
Doğrusu 'Sorular dikkatlice okunup...' olmalıdır.
'Siyasî haberleri' denilemeyeceği için 'Siyasî haberleri ve ekonomi haberlerini' denilmelidir.
Selamlaşmak zaten karşılıklı yapılan bir işteş eylemdir; bu nedenle 'karşılıklı' sözcüğü gereksizdir.
"Bütün öğrenciler geldi" ifadesi hiç eksik olmadığını bildirir; ancak hemen ardından "ikisi gelmedi" denmesi mantıksal çelişki oluşturur.
Tohum dikilmez, ekilir; dolayısıyla 'ektiği tohumlar' denilmelidir.
"Sosyal ve kültürler etkinlikler" ifadesinde "kültürler" sözcüğü sıfat değildir.
'bahçesi geniş' ifadesine ek-fiil getirilmezse 'bahçesi geniş değildi' anlamı çıkar. Doğrusu 'bahçesi genişti, odaları ise karanlık değildi' olmalıdır.
Doğrusu 'Sorular dikkatlice okunup...' olmalıdır.
'Hiçbiri' olumsuz öznesi ikinci yüklem olan 'gürültü yapıyordu' (olumlu) eylemine uymamaktadır.
"Selamladı" eyleminin öznesi tekildir (o); "başladılar" eyleminin öznesi çoğuldur. İki yüklem farklı özneleri işaret ettiği için uyumsuzluk vardır.
'bahçesi geniş' ifadesine ek-fiil getirilmezse 'bahçesi geniş değildi' anlamı çıkar. Doğrusu 'bahçesi genişti, odaları ise karanlık değildi' olmalıdır.
"Ben yorgunum, sen dinç" cümlesinde "sen dinç" bölümünün ek fiili düşmüştür.
'Özel okullarının' denilemeyeceği için 'Özel okulların ve devlet okullarının' denilmelidir.
"Roman kahramanı" ifadesinde belirtili tamlama kurulmak isteniyorsa tamlayan "romanın" biçiminde ek almalıdır: "romanın kahramanı".
'o insanı tanıyor ve ona saygı duyuyordum' denilmelidir.
"Hem...hem" bağlacı olumlu iki durumu bağlar; yüklemlerin ikisi de olumlu olmalıdır. "Hem geldi hem gitmedi" cümlesinde biri olumlu, diğeri olumsuzdur; bu bir çelişkidir.
Özne "çocuklar" çoğuldur ve insan olduğu için yüklemin de çoğul olması gerekir. "oynuyor" tekil kaldığından uyumsuzluk vardır; "oynuyorlar" biçimiyle özne-yüklem uyumu sağlanır.
Anlamca birbirini içeren sözcükler bir arada kullanılınca anlatım bozulur. Örnek: karşılıklı diyalog, geri iade, yakın izdüşüm. Biri atılmalıdır.
Aynı cümlede birbiriyle çelişen ifadeler kullanmak bozukluk yaratır. Örnek: Eminim ki belki gelir. Kesinlik ile olasılık aynı yargıda bulunamaz.
Bir deyimin sözcüğünü değiştirmek ya da anlama uymayan yerde kullanmak yanlıştır. Örnek: göz atmak yerine göz gezdirmek bağlamı değiştirebilir.
İki yüklemin ortak öznesi yoksa özne eksikliği doğar. Örnek: Onu sevindiren de üzen de bu haberdi cümlesinde iki yüklemin öznesi farklıdır.
Farklı nesne isteyen iki yükleme tek nesne bağlamak bozukluğa yol açar. Örnek: Ödevini yaptı ama getirmedi cümlesinde ikinci yüklemin nesnesi eksiktir.
İki yüklem ayrı dolaylı tümleç isterken tek tümleç kullanılırsa eksiklik olur. Örnek: Kardeşine hem güveniyor hem küsüyordu ifadesi tümleç uyumsuzu içerir.
Öznenin kişi ve sayısı yüklemle uyumlu olmalıdır. Örnek: Ben ve sen gideceğiz doğru; öznelerin kişileri farklıysa yüklem çokluk birinci kişi olur.
Farklı ek-fiil ya da çekim isteyen yargılarda ortak yüklem kullanmak bozukluk yapar. Örnek: O çalışkan, ötekiler tembeldi cümlesinde ek-fiil uyumu bozulmuştur.
Olayların ya da kavramların mantıksal sırasının bozulması anlatımı bozar. Örnek: Önce mezun oldu, sonra sınavı kazandı ifadesi mantık hatası taşır.
Yapım ve çekim eklerinin yanlış seçilmesi anlam kaymasına yol açar. Örnek: bilinçsizce yerine bilinçsel demek anlamı bozar; ekler göreve uygun seçilmelidir.