Baskın özelliklerin dış görünüşte (fenotipte) çıkması için genotipinde tek bir dominant genin (A) bulunması yeterlidir.
GDO'lu bitkilerin yabani otları süper dayanıklı otlara dönüştürmesi biyoteknolojinin çevreye yönelik olumsuz ekolojik risklerinden biridir, olumlu sonuç olamaz.
DNA eşlenmesi yarı korunumlu olarak gerçekleşir ve başlangıçtaki ana DNA molekülünün nükleotit diziliminin kopyalanmasını sağlar.
Akraba olan kişiler ortak atalara sahip oldukları için genetik benzerlikleri fazladır.
Geniş ayak tabanı devenin çöl ortamına uyum sağlamasını, yaşama ve hareket etme şansını artıran kalıtsal bir özelliktir.
DNA'nın yapısında riboz şekeri değil, deoksiriboz şekeri bulunur. Riboz şekeri RNA'nın yapısında yer alır.
Genetik bilgiyi taşıyan merkez hücrenin çekirdeğidir. Klonlamada çekirdeği alınan vücut hücresinin sahibi olan canlının genetik kopyası üretilmiş olur.
Uzun boy baskındır. UU x Uu çaprazlamasında: UU, UU, Uu, Uu genotipleri oluşur. Kısa boy çekinik özelliktir ve 'uu' genotipinde ortaya çıkar.
Geniş ayak tabanı kutup ayısının kar ve buz üzerinde batmadan yürümesine ve avlanmasına yardım eden kalıtsal bir adaptasyondur.
Nilüfer sucul bir bitkidir. Geniş yapraklar su üstünde yüzmesini kolaylaştırır ve gözenekleriyle gaz alışverişini artırır.
Klorofil sentezi ışık varlığında gerçekleşir. Işığın gelmesiyle klorofil geni aktifleşir ve yaprak yeşillenir.
Buruşuk döl 'dd' genotipindedir. Yavrunun buruşuk çıkabilmesi için düzgün bezelyeden çekinik 'd' genini alması gerekir.
Çuha çiçeğinin sıcaklığa bağlı renk değişimi gen yapısını bozmayan, kalıtsal olmayan geçici bir modifikasyondur.
Genetiği değiştirilmiş bitkilerden yabani otlara tozlaşmayla geçen direnç genleri, tarım ilaçlarıyla ölmeyen süper otların türemesine neden olur.
Çevreye uyum sağlayabilen güçlü canlıların hayatta kalıp üremesi, uyum sağlayamayan zayıfların ise elenip yok olması sürecine doğal seçilim denir.
Heterozigot sarı 'Ss', homozigot sarı 'SS' genotipindedir. SS x Ss çaprazlamasından SS, SS, Ss, Ss genotipleri oluşur.
İnsana ait insülin sentez geninin bakteri DNA'sına eklenmesi olayına gen aktarımı denir. Bu sayede bakteriye yeni bir biyolojik özellik kazandırılır.
DNA eşlenmesi, yeni oluşacak hücrelere kalıtsal bilginin eksiksiz aktarılması için hücre bölünmesi başlamadan hemen önceki hazırlık evresinde gerçekleşir.
DNA kendini yarı korunumlu eşler. Ayrılan iki eski zincirin karşısına yeni zincirler sentezlenir.
Beyaz bezelye 'mm' genotipindedir. Yavrularda beyaz çiçek (mm) çıkabilmesi için genlerden birinin mor bezelyeden gelmesi gerekir.
Çölde su bulmak zordur. Geniş yapraklar çok fazla su kaybedilmesine (terlemeye) yol açar.
Her canlı kendi doğal yaşam ortamına uyum sağlayacak adaptasyonlara sahiptir.
DNA'nın en küçük anlamlı görev birimlerine gen, en küçük yapısal yapı birimlerine ise nükleotit adı verilir.
Radyasyon gibi dış etmenlerin etkisiyle DNA'nın yapısının kalıcı olarak bozulması olayına mutasyon denir.
Modifikasyonda genlerin yapısı değişmez, sadece genlerin işleyişi geçici olarak değişir. Kalıtsal değildir (örneğin spor yapan kişinin kaslarının gelişmesi veya yazın bronzlaşma).
Beyaz çiçek çekinik özelliktir (mm). İki beyaz çiçekli bezelye çaprazlandığında (mm x mm) oluşan tüm yavrular 'mm' (beyaz) olur.
Heterozigot mor 'Mm', beyaz 'mm'dir. Mm x mm çaprazlamasından: Mm, Mm, mm, mm genotipleri oluşur.
Genler ve DNA molekülü üzerinde doğrudan değişiklik yapan uzmanlık alanına genetik mühendisliği denir.
Bezelyelerde tohum rengi sarı veya yeşil olur. Mor tohum rengi karakteri bezelyelerde tohum rengi için tanımlı değildir (veya olasılık sıfırdır).
Sıcaklığa bağlı olarak tüy renginin değişmesi, tüy rengini belirleyen genin işleyişinin değişmesinden kaynaklanır.
DNA çift zincirlidir ve onarım karşı zincirdeki baza bakarak yapılır. İki tarafta birden boşluk varsa hangi nükleotidin yerleştirileceği bilinemeyeceği için hasar onarılamaz.
Beyaz çiçek çekinik bir karakterdir. Çekinik karakterin fenotipte ortaya çıkabilmesi ancak saf döl çekinik (mm) genotipiyle mümkündür.
Her nükleotidin yapısında fosfat ve şeker ortak olarak bulunur. Nükleotitler yapılarındaki organik baza (Adenin, Timin, Guanin, Sitozin) göre adlandırılırlar.
Kalın yağ tabakası kutup soğuğunda vücut sıcaklığını korumayı sağlar. Beyaz kürk rengi ise karlı kutup zemininde kamufle olmayı kolaylaştırarak avlanma şansını artırır.
Genlerin yapısında meydana gelen kalıcı değişimlere mutasyon denir. Mutasyonlar üreme hücrelerinde olursa kalıtsal, vücut hücrelerinde olursa sadece o canlıyı ilgilendirir.
DNA sarmalında baz eşleşme kuralı kesindir: Adenin ile Timin (A-T), Guanin ile Sitozin (G-C) eşleşir.
Tüm canlılardaki nükleotit çeşitleri (A, T, G, C) aynıdır. Ancak bu nükleotitlerin dizilim sırası ve toplam sayıları canlıdan canlıya farklılık gösterdiği için biyoçeşitlilik oluşur.
Homozigot mor (MM) ile beyaz (mm) çaprazlandığında F1 kuşağı tamamen melez mor (Mm) olur. İki Mm çaprazlandığında (Mm x Mm) oluşan F2 kuşağında genotipler MM, Mm, Mm, mm olur.
Hörgüçte yağ depolama devenin kurak çöl ikliminde susuzluğa dayanmasını sağlayan, nesilden nesile aktarılan kalıtsal bir adaptasyondur.
Soğuk iklimlerdeki canlıların çıkıntıları (kulak, burun vb.) daralarak ısı kaybını (terlemeyi vb.) azaltır.