İdarenin bütünlüğü, idari yapıdaki tüm birimlerin uyum içinde çalışmasını sağlar. Bu bütünlük, 'hiyerarşi' ve 'idari vesayet' olmak üzere iki hukuki araçla sağlanır.
Hiyerarşi, aynı kamu tüzel kişiliği içindeki ast-üst ilişkisidir. Üst, astın işlemlerini denetleyebilir, değiştirebilir veya iptal edebilir ancak yerine geçip işlem yapamaz.
İdari vesayet, merkezi yönetimin yerinden yönetim kuruluşları (farklı kamu tüzel kişilikleri) üzerindeki denetim yetkisidir. Sadece kanunla sınırları çizilmiş konularda uygulanır.
Memur, amirinden aldığı emri kanuna aykırı bulursa yerine getirmez ve aykırılığı amire bildirir. Amir emrinde yazılı olarak ısrar ederse memur emri uygular ancak sorumluluk amire geçer.
Amirin verdiği emir konusu itibarıyla suç teşkil ediyorsa, bu emir hiçbir surette yerine getirilmez. Yerine getiren memur sorumluluktan kurtulamaz.
Kamu tüzel kişiliği yalnızca kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulabilir.
Merkezi yönetimde devlet tüzel kişiliği vardır. Hizmetler tüm ülke düzeyinde yürütülür, kararlar merkezden alınır ve gelir-giderler merkezi bütçede toplanır.
Merkezi yönetimin başkent teşkilatı; Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanı Yardımcıları ve Bakanlıklardan oluşur.
Merkezi yönetimin taşra teşkilatı; İl Genel İdaresi ve İlçe İdaresinden oluşur. Bucaklar uygulamada tamamen kaldırılmıştır.
Merkeze danışmadan merkez adına karar alabilme yetkisidir. Bu yetki taşra teşkilatında yalnızca Valilere tanınmıştır.
Vali, İçişleri Bakanının inhası (önerisi) ve Cumhurbaşkanının kararı ile atanır. İlde hem devleti hem de Cumhurbaşkanını temsil eder.
Kaymakam, ilçe idaresinin başıdır ve Cumhurbaşkanı onayı ile atanır. Sadece devleti temsil eder, yetki genişliği yoktur.
İl özel idaresi, belediye ve köylerden oluşur. Karar organları seçimle işbaşına gelir ve ayrı kamu tüzel kişilikleri ile kendi bütçeleri vardır.
Büyükşehir belediyesi kurulabilmesi için o ilin mülki sınırları içindeki toplam nüfusun en az 750 bin olması ve kanun çıkarılması zorunludur.
Büyükşehir belediyesi kurulan illerde; il özel idareleri, belde belediyeleri ve köylerin kamu tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülmüştür.
Nüfusu 5.000 ve üzerinde olan yerleşim yerlerinde Cumhurbaşkanı kararı ile belediye kurulabilir. İl ve ilçe merkezlerinde kurulması zorunludur.
Belediyenin organları; belediye başkanı, belediye meclisi (en yüksek karar organı) ve belediye encümeninden (yürütme ve danışma organı) oluşur.
Nüfusu 150 ile 2.000 arasında olan yerleşim yerlerinde İçişleri Bakanlığı kararı ile köy kurulur.
Köyün idari organları; Muhtar (yürütme), İhtiyar Heyeti (danışma ve yürütme) ve Köy Derneği'dir (karar).
Köy derneği, o köyde bulunan ve seçmen niteliğine sahip olan tüm vatandaşlardan oluşur. İhtiyar heyetini ve muhtarı seçer.
Köyün ortak işlerinin el birliğiyle yapılmasına 'imece', köy derneği kararıyla köy halkından toplanan paraya ise 'salma' denir.
Köy muhtarı ve ihtiyar heyeti üyeleri siyasi parti adayı olmaksızın, doğrudan köy derneği (köydeki seçmenler) tarafından seçilir.
Belediye başkanı veya meclis üyeleri hakkında soruşturma varsa İçişleri Bakanı geçici olarak görevden uzaklaştırabilir. Kesin olarak görevine son veren merci ise Danıştay'dır.
TRT, YÖK, Üniversiteler, SGK ve TÜBİTAK gibi kuruluşlardır. Kamu tüzel kişilikleri vardır ve özerk yapıya sahiptirler.
Barolar, Tabipler Odası, TOBB gibi meslek kuruluşlarıdır. Kanunla kurulurlar ve organları kendi üyeleri tarafından gizli oyla seçilir.
Diyanet İşleri Başkanlığı, genel idare içinde yer alır ve doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak faaliyet gösterir.
MGK Genel Sekreterinin Cumhurbaşkanına karşı sorumluluğu vardır. Doğrudan Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak görev yapar.
Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel ve işçiler eliyle yürütülür. Geçici personel statüsü mülga olmuştur.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun üç temel ilkesi; sınıflandırma, kariyer ve liyakattir.
Devlet memurlarının sınıfları içinde, en yüksek derecelere kadar liyakat sistemine göre ilerleme ve yükselme imkânına sahip olmasıdır.
Kamu hizmetine girme, ilerleme ve yükselmede ehliyet, yetenek ve başarının temel alınmasıdır.
Devlet memuru olabilmek için kural olarak 18 yaşını tamamlamış olmak gerekir. Bir meslek veya sanat okulunu bitirenler 15 yaşını doldurunca memur olabilir.
Aday memurluk süresi bir yıldan az, iki yıldan çok olamaz. Bu süre içinde memurun başka kurumlara nakli yapılamaz.
Aday memurluk süresi içinde başarısız olanların memuriyetle ilişiği kesilir ve bu kişiler 3 yıl boyunca tekrar devlet memurluğuna alınmazlar.
Sınav ve atanma kurallarına tabi olmadan doğrudan atanılabilen kadrolardır. Vali, büyükelçi, MİT görevlileri ve Bakan yardımcıları örnek verilebilir.
Devlet memurları siyasi partilere üye olamazlar. Siyasi parti üyeliği, memurluktan çıkarma cezasını gerektiren bir disiplin suçudur.
Memurlar göreve başlarken ve sonu (0) ile (5) ile biten yıllarda mal bildiriminde bulunmak zorundadır.
Devlet memurlarının grev yapması yasaktır. Ancak memurlar sendika kurabilir ve mali-sosyal haklar için toplu sözleşme yapabilirler.
Memurlara sırasıyla; uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarma cezaları verilebilir.
Devlet memurluğundan çıkarma cezası, amirin isteği üzerine kurumun Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla verilir.