Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Servet-i Fünun (1896–1901) bireysel temaları, ağır dili ve “sanat sanat içindir” anlayışını benimser.
1896-1901 arası Tevfik Fikret'in yönettiği dergi çevresinde toplanan topluluk, Batılı ve bireyci bir sanat anlayışını benimsedi.
Rübab-ı Şikeste ve Haluk'un Defteri'nin şairi Tevfik Fikret, aruzu Türkçeye başarıyla uyarlamış ve toplumcu şiire geçiş yapmıştır.
Parnasizm ve sembolizmden etkilenen Cenap Şahabettin, Elhan-ı Şita şiiriyle ağdalı ama müzikal bir söyleyiş geliştirmiştir.
Halit Ziya Uşaklıgil, Aşk-ı Memnu ve Mai ve Siyah ile Türk romanına Batılı, realist ve teknik açıdan olgun bir düzey kazandırmıştır.
Mehmet Rauf'un Eylül romanı, kahramanların iç dünyasını derinlemesine işleyerek Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı sayılır.
Topluluk, Arapça ve Farsça tamlamalarla yüklü, santimantal ve seçkinlere seslenen ağır bir dil kullanmayı tercih etmiştir.
1909'da kurulan Fecr-i Ati topluluğu, Sanat şahsi ve muhteremdir ilkesiyle Türk edebiyatının ilk yazılı bildirisini yayımlamıştır.
Fecr-i Ati şairi Ahmet Haşim, Piyale ve Göl Saatleri kitaplarıyla; Merdiven ve O Belde şiirleriyle sembolizmin Türk temsilcisi olmuştur.
Ortak bir anlayış oluşturamayan Fecr-i Ati topluluğu, üyelerinin farklı yönlere kayması ve Milli Edebiyat'ın etkisiyle dağılmıştır.
Hüseyin Cahit'in çevirdiği Edebiyat ve Hukuk yazısı yönetimce sakıncalı bulununca dergi kapatılmış ve topluluk dağılmıştır.
Sembolist Fransız şairlerinin (Verlaine, Mallarme) serbest şiir arayışları, Servet-i Fünuncuların serbest müstezatı oluşturmasına önayak olmuştur.
Edebiyat ve Hukuk Hüseyin Cahit Yalçın'ın Servet-i Fünûn dergisinde 1901 yılında yayımlanan bu makale, derginin kapanmasına yol açan önemli bir olaydır.
Terzarima, üçer dizelik bentlerle kurulan ve sonu tek dizeyle biten İtalyan kökenli batı nazım şeklidir.
Tevfik Fikret, toplumsal ve bireysel duyarlılıkların batı edebiyatı etkisiyle sentezlendiği, yenilikçi üslubu ve dil yenilemesiyle Fecr‑i Edebiyat'ın ruhunu yansıtmıştır.
Hüseyin Rahmi Gürpınar, Servet-i Fünun dönemi içerisinde halka en yakın duran yazarlardan biridir.
Tevfik Fikret, batı pozitivizminin ve akılcılığının etkisiyle dini ve tarihi dogmaları sorgulayan şiirler yazmıştır.
Hüseyin Rahmi, natüralizmin etkisiyle insan davranışlarını genetik miras, çevre ve fizyolojik dürtülerle analiz eder.
Ahmet Haşim, Fecr-i Ati döneminin en önemli şairlerinden biridir. Ağır ve süslü bir dil kullanmış, aruz ölçüsünü büyük bir ustalıkla uygulamıştır.
Recaizade M. Ekrem'in çevresinde gelişen gençler, edebi alanda kendi özgün yollarını ararken "Genç Kalemler" adlı dergide buluşmuşlardır.
Siyah İnciler, Mehmet Rauf'un içsel sıkıntılarını, melankoliyi ve karamsarlığı mensur şiir diliyle işlediği yapıtıdır.
Rübab-ı Şikeste (Kırık Saz), Tevfik Fikret'in bireysel ve sanatsal şiirlerini topladığı en ünlü eseridir.
Mehmet Rauf, özellikle "Eylül" adlı romanıyla Türk edebiyatında psikolojik çözümlemelere ve karakter portrelerine öncülük etmiştir.
Servet-i Fünûn şiirinde toplumsal konulara daha fazla yer verilirken, Fecr-i Âti şiiri tamamen bireysel temaları işlemiştir..
Fecr-i Âti, bireyci sanat anlayışını Servet-i Fünûn'dan miras almış olsa da, bu anlayışı özellikle Sembolizm ve Empresyonizm gibi yeni Batı akımlarının etkisiyle geliştirmiştir.
Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati edebiyatı çalışırken ana odak dönem, sanatçı, eser ve anlayış ilişkisi kurmaktır; önce kavramı, sonra tipik soru dilini ayır.
Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati edebiyatı sorularında en hızlı kontrol, verilen bilginin hangi kavramı ölçtüğünü bulup çeldirici ayrımı yapmaktır.