Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Koşma, semai, varsağı ve destan gibi biçimlerle hece ölçüsüne dayanan âşık edebiyatı, saz eşliğinde ve doğaçlama söylenir.
On yedinci yüzyıl saz şairi Karacaoğlan, sade bir dille sevgiyi ve Anadolu doğasını anlatan koşmalarıyla ün kazanmıştır.
On altıncı yüzyıl ozanı Köroğlu, koçaklama türündeki şiirlerinde kahramanlık ve mertlik temalarını coşkulu biçimde işlemiştir.
Yirminci yüzyılın büyük halk ozanı Âşık Veysel, Kara Toprak ve Uzun İnce Bir Yoldayım gibi türküleriyle tanınır.
İlahi, nefes ve nutuk türlerinde ürün veren Yunus Emre, sade Türkçesi ve insan sevgisiyle tekke edebiyatının zirvesidir.
On altıncı yüzyıl ozanı Pir Sultan Abdal, Alevi-Bektaşi geleneğinin nefesleriyle inanç ve başkaldırıyı dile getirmiştir.
Tekke edebiyatı ozanı Kaygusuz Abdal, dış görünüşte alaycı, özde tasavvufi anlamlar taşıyan şathiye türünde ün kazanmıştır.
Söyleyeni belli olmayan mani, türkü, ninni, ağıt, tekerleme ve bilmece anonim halk edebiyatının başlıca türleridir.
Yedili hece ölçüsüyle ve aaxa uyak düzeniyle söylenen mani, tek dörtlükten oluşan en küçük anonim nazım biçimidir.
Dörtlüklerden oluşan koşma, güzelleme, koçaklama, taşlama ve ağıt konularına göre adlandırılır ve on birli hece ölçüsü kullanır.
Bu dize, Yunus Emre'nin evrensel sevgi anlayışını ve bencillikten uzaklaşma temasını en iyi şekilde yansıtır.
Alevi-Bektaşi geleneğinde, deyişler önemli bir yer tutar. Deyişler, genellikle Alevi-Bektaşi inancını, felsefesini ve ritüellerini konu alan, kendine özgü ezgilerle söylenen şiirlerdir.
Baharın gelişi, doğanın güzelliği, sevgiliyle birlikte olma arzusu gibi temalar işlenmiş. Bu dörtlük, bir koşmanın "güzelleme" türüne aittir.
Bu dörtlük, tabiatın olumsuz bir şekilde tasvir edildiği, karamsar bir atmosferin hakim olduğu bir koşmanın "taşlama" türüne ait olabilir.
yüzyılda yaşamış, yiğitlik ve kahramanlık temalarını işleyen bir halk ozanıdır. Bolu Beyi'ne karşı isyanıyla bilinir.
Dertli, Bolu Gerede doğumlu olup saz çalmanın günah olduğunu iddia eden yobaz çevreleri bu taşlamasıyla hicvetmiştir.
Kayıkçı Kul Mustafa, Bağdat seferi sırasında şehit düşen genç Osman adındaki kahraman asker için meşhur Genç Osman Destanı'nı yazmıştır.
Karacaoğlan, Çukurova bölgesinin sade diliyle somut aşkı ve doğayı en lirik işleyen şairdir.
Pişekâr sahneye ilk çıkarak zurnacı ile konuşur ve oyunun konusunu açıklar, ardından Kavuklu sahneye gelir.
Pişekâr, ortaoyununun kurucusu ve yöneticisidir. Hacivat'ın ortaoyunundaki karşılığıdır.
Ninniler çocukları uyutmak için söylenen, genellikle tek dörtlük veya mani biçiminde olan ezgili ürünlerdir.
Ortaoyununda seyircilerin oturduğu yerlere mevki denir. Ayrıca kadın seyircilerin oturduğu yer kafes arkasıdır.
Varsağı, Adana çevresindeki Varsak boyunun mertçe ve babacan bir edayla söylediği ezgili şiir türüdür.
Orta Oyunu, doğaçlama (tuluat) üzerine kuruludur. Oyunun genel bir iskeleti vardır, ancak diyaloglar ve olayların gelişimi oyuncuların doğaçlama yeteneğine bağlıdır.
Ağıt, halk arasında kaybedilen sevilenlere ölümlerin derin üzüntüyü ifade eden, anonim yapıda olan ve sözlü gelenek içerisinde nesilden nesile aktarılan eserdir.
Halk edebiyatı çalışırken ana odak dönem, sanatçı, eser ve anlayış ilişkisi kurmaktır; önce kavramı, sonra tipik soru dilini ayır.
Halk edebiyatı sorularında en hızlı kontrol, verilen bilginin hangi kavramı ölçtüğünü bulup çeldirici ayrımı yapmaktır.