Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Akarsuların taşıdığı alüvyonlar deltalarda birikince kara denize doğru büyür ve kıyı çizgisi denize doğru ilerler.
Türkiye'de tektonik çöküntüler, kireç taşı çözünmesi ve volkanik setler farklı kökenlerde çok sayıda göl çanağı oluşturmuştur.
Eğimin azaldığı ovalık alanlarda akarsu yatağını genişletip büklümler çizerek akar, bu kıvrımlara menderes denir.
İç kesimlerde deniz etkisi olmadığı için gece-gündüz sıcaklık farkı fazladır. Kıyı bölgelerinde denizler sıcaklığı dengeler.
Batı Anadolu'da yer kabuğu kırıldığında yükselen bloklara horst, çöken bloklara graben denir.
Bir akarsuyun ve kollarının sularını topladığı bölgeye akarsu havzası denir. Türkiye'de Fırat-Dicle, Kızılırmak ve Sakarya gibi büyük havzalar bulunur.
Buzullar yalnızca çok yüksek ve soğuk dağ doruklarında etkili olur, bu alanlarda U biçimli vadiler ve sirkler oluşturur.
Depremin oluşması engellenemez, ancak zemin özelliklerine uygun ve dayanıklı yapılarla can ve mal kaybı önemli ölçüde azaltılabilir.
Ege'de dağlar ve grabenler denize dik uzandığından deniz vadileri basmış ve girintili çıkıntılı kıyılar oluşmuştur.
Bu bölge Türkiye'nin en yüksek ve engebeli bölgesidir. Yükselti çok değişken olduğu için kısa mesafede bile sıcaklık farkları oldukça yüksektir.
Türkiye'nin en yüksek ve engebeli bölgelerinden biridir. Yükseltinin fazla olması nedeniyle sıcaklık düşük, tarım süresi kısadır.
Obruk Platosu, kireçtaşı (karstik) kayaçlardan oluştuğu için yer altı suları bu kayaları çözüp zamanla çökmelere neden olur.
Muş Ovası, iç bölgelerde yer alan tektonik bir çöküntü ovasıdır ve delta oluşumuyla ilgisi yoktur.
Rüzgarla hareket eden kıyı kumullarının ilerlemesini durdurmak için bu alanlar ağaçlandırılır.
Girintili çıkıntılı kıyılar, dalgaların kıyıya ulaşmadan önce enerjisini kaybetmesine neden olabilir.
Manyas ve Ulubat gölleri, Marmara Bölgesi'nde yer alan tektonik kökenli tatlı su gölleridir.
Karasal bir bölgede yer alan, tektonik çöküntüyle oluşmuş bir iç ovadır. Diğerleri gibi delta kökenli değildir.
Deniz kıyısında dalga ve akıntıların taşıdığı kumların bir koyun önünü kapatmasıyla lagün gölleri oluşur.
Akarsu sekileri, akarsuyun yeniden derine aşındırma yapması için arazinin yükselmiş olması gerektiğini gösterir.
Türkiye'nin arazisi jeolojik olarak gençtir ve yer kabuğu hala hareketlidir. Sık yaşanan depremler, volkanik izler ve yüksek dağlar bu genç ve hareketli yapının kanıtıdır.
Pamuk, sıcaklık ve uzun büyüme süresi isteyen bir tarım ürünüdür. Bu nedenle pamuk, daha çok Akdeniz, Güneydoğu Anadolu ve Ege bölgelerinde yetiştirilir.
Eğer kıyıda yüksek kayalıklar ve doğal setler varsa, tsunami dalgaları kıyıya ulaşmadan enerjisini kaybedebilir.
Erciyes Dağı, İç Anadolu'da Kayseri yakınında yükselen sönmüş bir volkanik dağdır. Çevresindeki tüf tabakaları Kapadokya yöresinin oluşumuna katkı sağlamıştır.
Akarsuyun eğimin fazla olduğu yerlerde yatağını aşağı doğru kazmasına derine aşındırma denir.
Menderes Masifi, Paleozoik yani birinci jeolojik zamanda oluşup sertleşmiş eski bir kütledir.
Eski jeolojik zamanlarda oluşup sertleşen masif alanlar kırıklı yapıdan uzak olduğu için deprem riski düşüktür.
Türkiye ortalama yükseltisi fazla, engebeli bir ülkedir. Ortalama yükselti batıdan doğuya doğru belirgin biçimde artar.
Türkiye'de kuzeyde Kuzey Anadolu Dağları, güneyde Toros Dağları kıyıya paralel uzanır. Bu sıradağlar Alp-Himalaya orojenezinde oluşmuştur.
Türkiye'nin en yüksek noktası 5137 metre ile Ağrı Dağı'dır. Volkanik kökenli bu dağ Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alır.
Ağrı, Süphan, Nemrut ve Erciyes volkanik kökenli dağlardır. Bunlar geçmişteki yer içi hareketleri ve lav püskürmeleriyle oluşmuştur.
Ovalar akarsuların taşıdığı alüvyonların birikmesiyle ya da çöküntülerle oluşur. Çukurova ve Konya Ovası önemli örneklerdir.
Türkiye topraklarındaki en uzun akarsu Kızılırmak'tır. Kaynağını İç Anadolu'dan alıp Karadeniz'e dökülür.
Türkiye'nin en büyük gölü Van Gölü'dür. Volkanik set gölü olan bu göl sodalı yani tuzlu bir su içerir.
Kalkerli arazilerde suyun eritmesiyle mağara, dolin ve obruk gibi karstik şekiller oluşur. Bu şekiller Akdeniz Bölgesi'nde yaygındır.
Kapadokya'daki peribacaları, volkanik tüflerin rüzgâr ve suyla aşınmasıyla oluşmuştur. Turizm açısından çok değerli bir alandır.
Akarsuların denize döküldüğü yerde taşıdığı alüvyonları biriktirmesiyle delta oluşur. Çukurova ve Bafra bunlara örnektir.