Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Hidrosfer, su küresidir ve atmosferin bir katmanı değildir.
Rüzgarlar basınç farkı nedeniyle oluşur ve fark büyüdükçe hava daha hızlı hareket eder. İki merkez arasındaki basınç farkı arttıkça rüzgar hızı da artar.
Çöllerde hava çok kurudur ve su buharı azdır. Gece yerden yükselen ısıyı tutacak nem bulunmadığından ısı hızla atmosfere kaçar.
Yükseklere çıkıldıkça her 200 metrede sıcaklık 1 derece azalır. 2000 metre için toplam azalma 2000 bölü 200 yani 10 derecedir.
Yerden uzaklaştıkça yer çekimi azalır. Bu da gazların yukarı doğru seyrekleşmesine neden olur.
Kışın karalar denizden daha hızlı soğur ve üzerinde yüksek basınç oluşur. Bu yüksek basınçtan denize doğru esen kış musonu karadan geldiği için nem içermez.
Atmosfer, ışığın geçişine olanak tanırken, aynı zamanda ses dalgalarının yayılmasını sağlar.
Atmosferde sıcaklık her zaman yükseldikçe artmaz. Örneğin, troposferde sıcaklık düşerken, stratosferde tekrar artar.
Termosferde hava yoğunluğu oldukça düşüktür. En yoğun katman troposferdir.
Havadaki gerçek nemin, o sıcaklıkta taşınabilecek en fazla neme oranına bağıl nem denir ve yüzde ile ifade edilir.
Su buharı kuru havadan daha hafiftir. Havadaki nem arttığında hava hafifler ve yüzeye yaptığı ağırlık azalır.
Haritalarda yağış miktarı eşit olan noktalar çizgilerle birleştirilir ve bu çizgilere izohiyet denir.
Rüzgar, havanın yatay yönde yer değiştirmesidir. Bu hareket iki alan arasındaki basınç farkından kaynaklanır.
Havanın sıcaklığı donma noktasının altındayken su buharı sıvı hale geçmeden doğrudan buz kristalleri oluşturur.
Ses dalgaları, yayılmak için bir ortama (hava, su vb.) ihtiyaç duyar. Uzayda ise boşluk (vakum) vardır.
Sabahın erken saatlerinde sıcaklık en düşük düzeydedir. Sıcaklık düşük olduğunda havanın nem kapasitesi azalır ve gerçek nem kapasiteye yaklaşır.
Meltemler günlük ısınma ve soğuma farkına bağlı olarak yön değiştiren yerel rüzgarlardır. Kara ile deniz ya da yamaç ile vadi tabanı gündüz ve gece farklı ısınıp soğur.
Denizden gelen nemli hava dağın denize bakan yamacına çarpar ve yükselmek zorunda kalır. Yükselen hava soğuyarak yoğunlaşır ve bu yamaçta bol yağış bırakır.
Yazın karalar denizden daha hızlı ısınır ve üzerinde alçak basınç oluşur. Deniz üzerindeki yüksek basınçtan karaya doğru esen yaz musonu bol nem taşır.
Atmosfer basıncı sıcaklık değişiminde doğrudan bir faktör değildir; sıcaklık değişimleri basıncı etkiler.
İzobarların sık olması iki nokta arasında basınç farkının büyük olduğunu gösterir. Basınç farkı büyüdükçe hava daha hızlı hareket eder.
Ekvatoral kuşakta hava gün içinde çok ısınır, genleşir ve hızla yükselir. Yükselen nemli hava üst katmanlarda soğuyarak yoğunlaşır ve öğleden sonra düzenli sağanaklar bırakır.
Alçak basınç alanlarında hava merkeze doğru toplanıp yükselir. Yükselen hava soğur, içindeki su buharı yoğunlaşarak bulut ve yağış oluşturur.
Nemli hava dağın ön yamacında yükselirken nemini yağış olarak bırakır. Dağın arka yamacına inen hava kurumuş olduğundan yağış getirmez ve bu yamaç kurak kalır.
Suyu buharının ve bulutların güneş ışığını emmesi, aslında sıcaklık farkını dengeler ve gündüzleri daha sıcak, geceleri daha soğuk olmasını sağlar.
Hava durumu kısa süreli atmosfer olaylarıdır. İklim ise uzun yıllar boyunca gözlenen ortalama hava koşullarıdır.
Sıcaklık; enlem, yükselti, denize uzaklık, bakı ve okyanus akıntılarına göre değişir. Bu etmenler bir yerin ısınmasını belirler.
Troposferde her 100 metre yükseldikçe sıcaklık ortalama 0,5 derece azalır. Bu nedenle dağların zirveleri kıyıdan daha soğuktur.
Havanın yeryüzüne uyguladığı ağırlığa basınç denir. Sıcak yükselen hava alçak basınç, soğuyup alçalan hava yüksek basınç oluşturur.
Rüzgâr, yüksek basınç alanından alçak basınç alanına doğru olan hava hareketidir. Basınç farkı arttıkça rüzgârın hızı da artar.
Alize, batı ve kutup rüzgârları dünyada yıl boyu esen sürekli rüzgârlardır. Bunlar kalıcı basınç kuşakları arasında oluşur.
Havadaki su buharı miktarına nem denir. Belli bir sıcaklıktaki havanın taşıdığı nemin doyma miktarına oranı bağıl nemdir.
Yükselen nemli hava soğur, su buharı yoğunlaşarak bulutları oluşturur. Damlacıklar büyüyüp ağırlaşınca yağış olarak yere düşer.
Yağışlar oluşum biçimine göre yükselim, cephe ve yamaç yağışı olarak üçe ayrılır. Türkiye'de üç türü de görmek mümkündür.
Kuzey yarım kürede güneşe dönük güney yamaçlar daha çok ısınır. Bu yönelim farkına bakı denir ve sıcaklık ile bitki örtüsünü etkiler.
Rüzgar, yüksek basınç alanından alçak basınç alanına doğru yatay hava hareketidir.