Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Işık az yoğun ortamdan (hava) çok yoğun ortama (su) geçerken hızı azaldığı için normale yaklaşarak kırılır.
Merceklerde odak uzaklığı (f) mercek yapısının eğrilik yarıçaplarına, mercek camı ile dış ortamın kırılma indislerinin oranına ve ışığın rengine bağlıdır.
Asal eksene paralel gelen ışın çukur aynadan yansıdıktan sonra odağa (F) doğru gider. Dik çarpan ışın kendi üzerinden geri yansır.
Yansıyan ışınların kendileri değil uzantıları aynanın arkasında kesişiyorsa bu görüntü sanal (itibari) görüntüdür.
Snell yasasına göre sin(thetas) = n2 / n1 'dir. Sınır açısının (ve dolayısıyla sinüs değerinin) büyümesi için ya pay (n2) artırılmalı ya da payda (n1) azaltılmalıdır.
Bir cisimden çıkan ışınlar düzlem aynadan yansır. Yansıyan bu ışınlar, birbirinden uzaklaşarak (ıraksayarak) göze gelir.
Paralel yüzlü ortamlarda kırılma olayında, aradaki ortamların kalınlıkları ışının diğer ortamlara geçiş açısını ya da geçip geçemeyeceğini etkilemez.
Yansıma kanunlarında açılar her zaman yüzey normaline (yüzeye dik olan hayali çizgi) göre ölçülür.
Yansımanın birinci kanunu, gelen ışının, yansıyan ışının ve yüzey normalinin her üçünün de aynı düzlem (aynı iki boyutlu yüzey) üzerinde yer aldığını belirtir.
Asal eksene paralel gelen ışınlar çukur aynada odaktan geçecek şekilde, tümsek aynada ise uzantısı odaktan geçecek şekilde yansır ancak paralel doğrultu korunma eğilimindedir.
Prizmaya giren beyaz ışıkta dalga boyu en küçük olan mor ışık en çok sapmaya (kırılmaya) uğrar.
Eğrilik yarıçapları küçüldüğünde mercek daha bombeli hale gelir ve ışığı daha yakında toplar.
Sudaki pipetten yansıyan ışık ışınları sudan (çok yoğun) havaya (az yoğun) geçerken normalden uzaklaşacak şekilde kırılarak gözümüze ulaşır.
Küresel kapalı yüzeylerdeki toplam ışık akısı formülü Phi = 4piI olup yarıçapa bağlı değildir.
Küresel aynalarda eğrilik yarıçapı R = 2f 'dir. Yani merkez uzaklığı odak uzaklığının iki katıdır (I doğru).
Çukur aynada düz ve cisimden büyük bir görüntünün elde edilebilmesi için cismin mutlaka odak noktası ile ayna tepe noktası arasında yer alması gerekir.
İnce kenarlı mercekte merkezdeki (2f) cismin ışınları kırıldıktan sonra karşı taraftaki merkezde (2f) birleşir.
Tümsek aynada cisim nerede olursa olsun görüntü daima sanal, düz, cisimden küçük ve odak (F) ile tepe (T) noktası arasındadır (A, B, C, D doğru).
Tersinirlik özelliği uyarınca ince kenarlı mercekte odaktan gelen ışınlar kırıldıktan sonra asal eksene paralel biçimde yollarına devam ederler.
Miyop gözde uzağı net görememenin nedeni, göz merceğinin ışığı çok kırarak veya göz küresinin yapısı nedeniyle görüntüyü retinanın (sarı beneğin) önüne odaklamasıdır.
Aydınlanma şiddeti (veya kısaca aydınlanma), bir yüzeyin ne kadar iyi aydınlatıldığının bir ölçüsüdür.
Çukur aynada düz ve cisimden büyük görüntü sadece cisim odak noktası (F) ile tepe noktası (T) arasında yer aldığında oluşur.
Az yoğun ortamdan (hava) çok yoğun ortama (su) bakan bir gözlemci, kırılma kuralları sebebiyle cisimleri olduklarından daha yakın bir mesafede algılar.
Küresel aynalarda yansıma kuralları geçerlidir ve yansıma açısı ışığın dalga boyuna (rengine) bağlı değildir.
Yaşlanmaya bağlı olarak göz merceğinin esnekliğinin azalması ve uyum yeteneğini kaybetmesi sonucu ortaya çıkan yakını görememe kusuruna presbitlik denir.
Tam gölge, perdedeki bir noktanın ışık kaynağının hiçbir yerinden ışık alamaması durumunda oluşur.
Işık, homojen ve saydam bir ortamda düz çizgiler boyunca doğrusal olarak yayılır. Gölge oluşumu bunun kanıtıdır.
Yansıma kanununa göre bir yüzeye gelen ışının açısı, yansıyan ışının açısına eşittir. Açılar normale göre ölçülür.
Düzlem aynada oluşan görüntü sanal, düz ve cisimle eşit boyuttadır. Görüntü aynanın arkasında ve cisimle simetriktir.
Çukur ayna, kendisine gelen paralel ışınları odak noktasında toplar. Odak uzaklığı f=r/2 bağıntısıyla bulunur.
Tümsek ayna ışınları dağıtır. Cisim nerede olursa olsun daima sanal, düz ve cisimden küçük görüntü oluşturur.
Işık bir saydam ortamdan diğerine geçerken hızı ve doğrultusu değişir. Bu olaya kırılma denir.
Işığın kırılması Snell yasasıyla açıklanır: n1.sinθ1=n2.sinθ2. Bağıntı gelme ve kırılma açılarını ortamların indisleriyle ilişkilendirir.
Bir ortamın kırıcılık indisi n=c/v ile bulunur. Işığın boşluktaki hızının o ortamdaki hızına oranıdır.
İnce kenarlı (yakınsak) mercek, kendisine gelen paralel ışınları odak noktasında toplar ve gerçek görüntü oluşturabilir.
Kalın kenarlı (ıraksak) mercek, kendisine gelen ışınları dağıtır. Daima sanal, düz ve küçük görüntü oluşturur.