Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Bir şehrin ekonomik yaşamında öne çıkan temel faaliyete o şehrin fonksiyonu denir; şehir bu işlevle özdeşleşir.
Ekonomisi fabrikalar ve üretim tesislerine dayanan şehirlerdir; Türkiye'de Kocaeli, Bursa ve Gaziantep sanayi şehirlerine örnektir.
Ulaşım yollarının kesiştiği, alışverişin yoğun olduğu şehirlerdir; İstanbul hem ticaret hem finans merkezi olarak öne çıkar.
Ekonomisi ziyaretçilere dayanan şehirlerdir; Antalya deniz, Nevşehir peribacaları turizmiyle bu gruba girer.
Çevresindeki tarımsal üretimin toplandığı ve pazarlandığı şehirlerdir; Konya ve Şanlıurfa tarım şehirlerine örnektir.
Yönetim merkezi işlevi öne çıkan şehirlerdir; başkentler genellikle idari fonksiyonlu olup Ankara buna örnektir.
Bir şehrin çevresine sunduğu hizmetlerle etkilediği bölgeye etki alanı denir; büyük şehirlerin etki alanı geniştir.
Şehirlerin fonksiyonu zamanla değişebilir; bir liman şehri sanayi, bir maden şehri turizm şehrine dönüşebilir.
Nüfusu ve etki alanı çok büyük şehirlere metropol, on milyonu aşan devasa şehirlere megakent denir; İstanbul bir megakenttir.
Büyük şehirler genellikle sanayi, ticaret, hizmet ve yönetim işlevlerini bir arada taşır; tek işleve indirgenemez.
İstanbul; köprü konumu, finans merkezleri, boğazları, tarihi ve ticari gücüyle bölgesel etki gücü çok yüksek, küreselleşme yolunda hızla ilerleyen dev bir metropoldür.
Halfeti, Fırat üzerindeki Birecik Barajı sonrasında sular altında kalan batık köyü (Savaşan köyü) ve sakin şehir tescili ile tarım dışı olarak dev bir doğa/kültür turizmi merkezi olmuştur.
Başkentler devletlerin karar alma merkezleridir. Yabancı büyükelçilikler, diplomatlar ve hükümet binaları bu şehirlerde toplandığı için diplomatik etki güçleri çok büyüktür.
Essen (Ruhr bölgesi kömür), Zonguldak (taş kömürü) ve Johannesburg (altın ve elmas) zengin yer altı maden kaynaklarının işletilmesiyle doğmuş ve büyümüş maden şehirleridir.
New York, dünya finans piyasalarının ve ticaretinin ana merkezidir. Oradaki ekonomik bir dalgalanma anında tüm dünya borsalarına ve ekonomilerine yansır.
Sanayi öncesinde en büyük şehirler imparatorluk ve krallık başkentleriydi (Roma, İstanbul, Pekin).
Cittaslow, sürdürülebilir çevre ve ulaşımı savunur. Bisiklet kullanımı ve yaya bölgeleri gürültü ve hava kirliliğini keserek yaşam kalitesini yükseltir.
Hinterland (ard bölge), bir limanın karayolu, demiryolu ve akarsu bağlantılarıyla mal gönderip alabildiği, limanı besleyen iç karasal alandır; hinterlandı geniş limanlar devleşir.
Kurtuluş Savaşı sonrasında kıyıda ve boğazlarda yer alan, işgale açık İstanbul yerine; Anadolu'nun ortasında, güvenli ve cephe gerisinde yer alan Ankara başkent seçilmiştir.
Cittaslow felsefesi yerel üretimi ve tohumları korur.
New York Wall Street'teki mortgage ve finans krizi (2008 Lehman Brothers iflası), küresel bankacılık sistemleriyle tüm dünyaya yayılarak küresel resesyona neden olmuştur.
Ekonomik faaliyetleri sadece tarım ve hayvancılık olan, sanayi, bankacılık veya küresel ulaşıma sahip olmayan küçük şehirler sadece kendi çevrelerini etkiler (yerel etki).
Bünyelerinde barındırdıkları köklü üniversiteler, öğrenci nüfusu ve bilimsel/kültürel etkinlikler ile bu şehirler eğitim/kültür şehirleri olarak ön plana çıkarlar.
Manchester, dünyada ilk pamuklu dokuma fabrikalarının ve buhar gücünün sanayide yaygın kullanıldığı yer olarak ilk sanayi kenti (Cottonopolis) unvanını almıştır.
Cenevre; BM, DSÖ, Cenevre Sözleşmeleri komitesi gibi yüzlerce küresel örgüt ve diplomasi merkezine ev sahipliği yaptığı için dünya siyasetini ve kararlarını doğrudan etkiler.
Şehirlerin fonksiyonları ve etki alanları çalışırken ana odak mekansal dağılış ve neden-sonuç kurmaktır; önce kavramı, sonra tipik soru dilini ayır.
Şehirlerin fonksiyonları ve etki alanları sorularında en hızlı kontrol, verilen bilginin hangi kavramı ölçtüğünü bulup çeldirici ayrımı yapmaktır.