Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Devletin nüfusun sayısını, yapısını ve dağılışını yönlendirmek için uyguladığı planlı önlemlere nüfus politikası denir.
Nüfusu az ya da yaşlı olan ülkeler doğumu teşvik eder; doğum yardımı, izin ve vergi indirimleri bu politikaların araçlarıdır.
Hızlı nüfus artışı yaşayan ülkeler doğumu sınırlar; Çin'in uzun süre uyguladığı tek çocuk politikası buna örnektir.
1965'e kadar nüfusu artırıcı, 1965-1980 arası azaltıcı, günümüzde ise genç nüfusu korumak için yeniden artırıcı politika izlenmiştir.
Nüfusun az ve geçimin tarıma dayalı olduğu yerler kır, nüfusun yoğun ve ekonominin sanayi-hizmete dayalı olduğu yerler kenttir.
İklim, su kaynakları, yer şekilleri, toprak verimliliği ve ulaşım yerleşme yeri seçimini belirleyen doğal etkenlerdir.
Su kıtlığı olan yerlerde evler su çevresinde toplanır; su bol ve arazi engebeli olan yerlerde dağınık yerleşme görülür.
Kırdan kente göç ve kent nüfusunun artmasıyla kent alanlarının büyümesine kentleşme denir; sanayileşmeyle hızlanır.
Bir ülkenin yaş ve cinsiyet yapısını gösteren grafiktir; geniş tabanlı piramit genç, dar tabanlı piramit yaşlı nüfusu gösterir.
Geleneksel meskenlerde yörenin doğal malzemesi kullanılır; ormanlık alanda ahşap, kurak alanda kerpiç, taşlık alanda taş ev yapılır.
Antinatalist yaklaşıma zıt olarak, ailelerin daha çok çocuk sahibi olmasını hem ekonomik teşviklerle hem de cinsiyet‑eşitlikçi sosyal politikalarla destekler.
Kariyer‑aile çatışması, doğurganlık kararlarını sınırlayan ana faktördür. Bu politika feminizasyon‑istihdam dengesini korurken pronatalist hedefe hizmet eder.
Teke ve Taşeli platolarında kalkerli arazi nedeniyle yağmur suları çatlaklardan hemen yeraltına sızar.
Ergene Havzası gibi düzlük regions, geniş tarım alanlarının işletilmesi için kurulan çiftlik yerleşimleri yaygındır.
Kuzey Anadolu Dağları ve Toroslar yüksek dağ sıralarıdır. Kırsal nüfus yazın kuruyan alçak otlaklar yerine, yüksek dağ düzlüklerindeki (yayla) taze otlaklara hayvanlarını götürür.
Gelişmekte olan Türkiye, Meksika, Brezilya gibi ülkeler nüfus artış hızından ziyade nüfusun kalitesini (eğitim, sağlık, nitelikli iş gücü) artırmayı ve iyileştirmeyi hedeflerler.
Bu uygulama, ulusal doğum oranını yükseltmek için tasarlanan klasik pronatalist politikalardandır.
Uluslararası araştırmalar, kız çocuklarının ortaöğretime devam oranı yükseldikçe doğurganlık hızının düştüğünü göstermektedir.
Paleolitik dönemde insanlar hazır besinleri tüketiyordu (avcılık-toplayıcılık). Hayvan sürülerini ve olgunlaşan bitkileri takip etmek zorunda olduklarından göçebe yaşamışlardır.
Demografik olarak "geniş tabanlı genç piramit" iş gücü havuzunu büyütür.
Çöllerde susuzluk yaşamı imkansız kılar. Vahalar yeraltı suyunun yüzeye çıktığı ve tarım yapılabilen yegane yerler olduğundan yerleşimler su kaynaklarına sıkı sıkıya bağlıdır.
Kutup ve tundra iklimlerinde sıcaklık sıfırın altındadır, toprak donmuştur. Tarım ve bitkisel üretim imkanı olmadığı için sürekli yerleşimler kurulamaz.
Kır yerleşmeleri (köyler) birincil ekonomik faaliyetlere (tarım, hayvancılık) dayanır, nüfus miktarı azdır ve komşuluk ilişkileri çok güçlüdür.
Evlenme yaşı, doğrudan nüfus artış hızını etkileyen önemli bir faktördür. Erken yaşta evlenme, ailelerin daha fazla çocuk sahibi olmasına yol açabilir.
Yeni doğan çocuklar gıda, giyim, oyuncak, eğitim, sağlık gibi sektörlerde büyük bir tüketim ve talep dalgası yaratır; bu da piyasaları ve üretimi hareketlendirir.
Nüfus politikaları ve yerleşmelerin özellikleri çalışırken ana odak mekansal dağılış ve neden-sonuç kurmaktır; önce kavramı, sonra tipik soru dilini ayır.
Nüfus politikaları ve yerleşmelerin özellikleri sorularında en hızlı kontrol, verilen bilginin hangi kavramı ölçtüğünü bulup çeldirici ayrımı yapmaktır.