Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Öğrenme, yaşantı yoluyla davranışlarda meydana gelen kalıcı değişmedir. Olgunlaşma, yorgunluk ve geçici değişimler öğrenme sayılmaz.
Pavlov'un klasik koşullanmasında nötr bir uyarıcı, koşulsuz uyarıcıyla eşleşerek zamanla tek başına tepki oluşturan koşullu uyarıcı hâline gelir.
Skinner'in edimsel koşullanmasında davranışın sonucu onun tekrar edilme olasılığını belirler. Ödül davranışı artırır, ceza azaltır.
Olumlu pekiştirmede hoş bir uyarıcı verilerek davranış artırılır. Olumsuz pekiştirmede rahatsız edici uyarıcı kaldırılarak davranış artırılır.
Koşullu uyarıcı, koşulsuz uyarıcı olmadan tekrarlanınca tepki söner. Bir süre sonra tepkinin yeniden ortaya çıkması geri gelmedir.
Bandura'ya göre birey başkalarını gözlemleyerek model alarak öğrenir. Bebeğin çevresindekileri taklit etmesi bu öğrenmeye örnektir.
Köhler'in çalışmalarına göre kavrayış, problemin öğelerinin ilişkileri birden anlaşılarak çözümün aniden bulunmasıdır. Buna aha yaşantısı denir.
Thorndike'a göre birey doğru çözüme ulaşana kadar farklı davranışları dener. Başarılı tepkiler pekişir, başarısızlar zamanla azalır.
Türe özgü hazır oluş, olgunlaşma, güdü, genel uyarılmışlık hâli ve geçmiş yaşantılar öğrenmenin hız ve kalitesini etkiler.
Düşünme, kavramlar arasında ilişki kurarak sonuca varma sürecidir. Kavramlar nesne ve olayların ortak özelliklerinin zihinde soyutlanmasıyla oluşur.
Kendini gerçekleştiren kehanet, bireyin bir duruma dair inancının farkında olmadan o inancı doğrulayacak şekilde davranmasına yol açmasıdır.
Tümevarım, tek tek gözlemlerden genel yasalara ve bütüncül kurallara ulaşma sürecidir.
Sosyal öğrenme kuramına göre (Bandura), bireyler çevrelerindeki modellerin davranışlarını gözlemleyip taklit ederek öğrenirler.
Taşırmada birey, kaygı yaratan en şiddetli uyarıcıyla doğrudan yüzleştirilerek kaçmasına izin verilmeden uyarılmanın sönmesi beklenir.
Ayırt etme, organizmanın sadece koşullu uyarıcıya tepki verip diğer benzer uyarıcılara tepki vermemeyi öğrenmesidir.
Klasik koşullanma bilişsel süreçleri doğrudan gerektirmez, çünkü organizma otomatik olarak tepki verir.
Birey, bir davranışı veya bilgiyi öğrenir ancak bu öğrenme pekiştirilmeden de gerçekleşebilir ve birey, öğrenmeyi doğrudan göstermeyebilir.
Karşıt koşullanma, bir uyarıcının yarattığı olumsuz tepkiyi, onu olumlu bir uyarıcıyla sunarak olumlu tepkiye dönüştürmektir.
Kişinin öğrenme sırasında yaşadığı fiziksel veya duygusal gerilim düzeyini ifade eder. Soruda belirtilen endişe, tam da genel uyarılmışlık hâlinin olumsuz etkilere neden olmasına örnektir.
Bir çocuğun ailesiyle konuşarak dil geliştirmesi: Dil edinimi, tekrar ve etkileşimle gelişen öğrenme sürecidir.
Sönme, koşullu uyarıcıdan sonra pekiştireç verilmediğinde tepkinin zamanla zayıflayıp ortadan kalkmasıdır.
Bu, gözlemsel öğrenme (model alma) olarak tanımlanır. İçgüdüsel değil, öğrenme sonucu gelişen bir davranıştır.
Daha önce öğrenilen bir bilginin, sonradan öğrenilen benzer bilginin hatırlanmasını ya da doğru kullanılmasını engellemesidir.
Bireyin, "Nasıl öğreniyorum?", "Nasıl daha iyi kavrayabilirim?" gibi sorular sorarak zihinsel faaliyetlerini gözlemlemesi, denetlemesi ve düzenlemesi anlamına gelir.
Gizil öğrenme, pekiştirme olmaksızın yapılan ve performansa dökülene kadar gizli kalan bilişsel öğrenmedir.
Öğrenme, bellek ve düşünme çalışırken ana odak kavram, kuram ve örnek ayrımı kurmaktır; önce kavramı, sonra tipik soru dilini ayır.