Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Aktif taşıma sadece canlı hücrelerde gerçekleşir ve hücre içi ile dışı arasındaki yoğunluk farkını korur.
Pasif bir geçiş türü olan kolaylaştırılmış difüzyonda ATP harcanmaz ve canlılık şart değildir.
Pasif bir geçiş türü olan kolaylaştırılmış difüzyonda ATP harcanmaz ve canlılık şart değildir.
Pasif bir geçiş türü olan kolaylaştırılmış difüzyonda ATP harcanmaz ve canlılık şart değildir.
Aktif taşıma sadece canlı hücrelerde gerçekleşir ve hücre içi ile dışı arasındaki yoğunluk farkını korur.
Kolaylaştırılmış difüzyonda maddeler zardaki özel taşıyıcı proteinler veya kanallar aracılığıyla taşınır.
Aktif taşıma sadece canlı hücrelerde gerçekleşir ve hücre içi ile dışı arasındaki yoğunluk farkını korur.
Aktif taşıma sadece canlı hücrelerde gerçekleşir ve hücre içi ile dışı arasındaki yoğunluk farkını korur.
Potasyum iyonu hücre içinde dış ortama göre bin kat daha fazladır.
Aktif taşıma sadece canlı hücrelerde gerçekleşir ve hücre içi ile dışı arasındaki yoğunluk farkını korur.
Büyük katı moleküllerin hücre içine alınması endositoz ile gerçekleşir.
Pasif bir geçiş türü olan kolaylaştırılmış difüzyonda ATP harcanmaz ve canlılık şart değildir.
Kolaylaştırılmış difüzyon bir pasif taşıma şeklidir. Maddeler çok yoğun oldukları ortamdan az yoğun oldukları ortama doğru kendi kinetik enerjileriyle geçerler.
Aktif taşıma sadece canlı hücrelerde gerçekleşir ve hücre içi ile dışı arasındaki yoğunluk farkını korur.
Hücrenin hacminde ve su dengesinde net bir değişim yaratmayan, hücre içi sıvı ile aynı osmotik yoğunluğa sahip olan çözeltilere izotonik çözeltiler denir.
Deplazmoliz, hücrenin su alması olayıdır. Hücre içine su girdikçe sitoplazmadaki çözeltinin derişimi azalır, bu da hücrenin ozmotik basıncının (su isteme kuvvetinin) azalmasına neden olur.
Pasif bir geçiş türü olan kolaylaştırılmış difüzyonda ATP harcanmaz ve canlılık şart değildir.
Pasif bir geçiş türü olan kolaylaştırılmış difüzyonda ATP harcanmaz ve canlılık şart değildir.
Endositoz ve ekzositoz makromoleküllerin taşınmasını sağlayan aktif süreçlerdir. Bu durum her ikisi için ortaktır.
Hücre içi glukoz yoğunluğu (yüzde 8) dış ortamdan (yüzde 2) fazladır.
Aktif taşıma, maddelerin derişim farkına karşı taşınmasını sağladığı için ATP enerjisine muhtaçtır.
Fosfolipit tabakası hidrofobik kuyruklardan oluştuğu için gazlar, yağ asitleri, steroid yapılı hormonlar ve yağda çözünen vitaminler buradan doğrudan basit difüzyonla geçebilir.
Yüzde 10 tuz içeren bir ortam paramesyum için hipertoniktir. Hücre bu ortamda dışarıya su kaybedeceği için içeriye fazla su girişi durur.
Kolaylaştırılmış difüzyon pasif, aktif taşıma ise aktif bir süreçtir.
Oksijen, apolar küçük bir gaz moleküldür ve hücre zarının fosfolipit tabakasından doğrudan basit difüzyon ile geçer.
Hücre zarı bazı maddeleri geçirirken bazılarını geçirmez. Bu özelliğe seçici geçirgenlik denir.
Moleküllerin yoğun ortamdan az yoğun ortama yayılmasına difüzyon denir. Enerji harcanmadan gerçekleşir.
Suyun az yoğun ortamdan çok yoğun ortama yarı geçirgen zardan geçmesine osmoz denir. Pasif bir taşımadır.
Difüzyon ve osmoz gibi yoğunluk farkıyla gerçekleşen geçişler pasif taşımadır. Hücre bunun için ATP harcamaz.
Maddelerin az yoğun ortamdan çok yoğun ortama taşınmasına aktif taşıma denir. Enerji, yani ATP gerektirir.
Bazı maddeler zardaki taşıyıcı proteinler yardımıyla yoğunluk farkı yönünde geçer. Bu geçiş enerji harcanmadan olur.
Hücreden daha yoğun ortama hipertonik denir. Böyle ortamda hücre su kaybederek büzülür.
Hücreden daha az yoğun ortama hipotonik denir. Bu ortamda hücre su alarak şişer, hatta patlayabilir.
Hücre, zardan geçemeyen büyük molekülleri zarını çukurlaştırıp keseye alarak içeri taşır. Bu olaya endositoz denir.
Hücre içindeki salgı ve atık maddeler keseler içinde zara gelir ve dışarı boşaltılır. Bu olaya ekzositoz denir.
Hücre zarı her maddeyi aynı hızda geçirmez; küçük ve yağda çözünen moleküller daha kolay geçebilir.