Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Örneğin, bazı kimyasal kirleticiler, endokrin sistemini bozarak üreme sorunlarına yol açabilir.
Kireç oranı yüksek topraklara uyum sağlamış bitki türlerinin yaygınlaşması: Toprağın kireç oranı (pH), bitki türlerinin dağılımını etkileyen önemli bir abiyotik faktördür.
Anabolizma kavramının bir diğer Türkçe karşılığı özümleme ya da asimilasyondur. Küçük moleküllerin birleştirilerek yapısal maddelerin sentezlenmesini ifade eder.
Örneğin, sıcaklık artışı, bazı türlerin daha yüksek rakımlara veya daha kutuplara doğru göç etmesine neden olabilir.
Solucanlar toprağı havalandırır ve organik maddeyi parçalar. Azalmaları toprağın havalanmasını zorlaştırır ve organik atıkların birikmesiyle bitki hastalıkları yaygınlaşır.
Develerin kurak ortama uyum sağlamak, su ihtiyacını karşılamak ve ısı dengesini korumak için geliştirdikleri bu kalıtsal yapılar adaptasyon (çevreye uyum) kavramıyla açıklanır.
Organik moleküllerin temel kimyasal tanımı yapılarında karbon (C) elementini iskelet olarak bulundurmalarıdır.
Metabolik atıkların organizmadan uzaklaştırılması işlemine boşaltım denir.
Homeostasi, iç ortamın dengede tutulmasıdır. Bu ifade doğrudan homeostasi ile ilgilidir.
Tür içi çeşitlilik, bir popülasyondaki bireyler arasındaki genetik, morfolojik, fizyolojik ve davranışsal farklılıkları ifade eder.
Bir popülasyondaki veya ekosistemdeki bireyler arasındaki genetik farklılıkların toplamıdır.
Bitkiler, kök sistemleri aracılığıyla toprağa tutunurlar ve topraktan su ve mineral maddeleri alarak fotosentez yaparlar.
Habitat, bir organizmanın veya bir popülasyonun doğal olarak yaşadığı, ürediği ve hayatta kalması için gerekli olan tüm çevresel koşulların ve kaynakların bulunduğu özgün bir yaşam alanıdır.
Biyoçeşitliliğin azalmasının en önemli ve en yaygın sonucudur. Ekosistem hizmetleri, insanların ekosistemlerden elde ettiği doğrudan veya dolaylı faydalardır.
Örneğin, sıcaklık artışı, bazı türlerin daha yüksek rakımlara veya daha kutuplara doğru göç etmesine neden olabilir.
Tüm canlılar hücresel organizasyona sahiptir. Tek hücreli veya çok hücreli olmalarına bakılmaksızın belirli bir düzen içerisinde faaliyet gösterirler.
Fotosentetik algler, atmosferdeki karbondioksiti (CO₂) ve suyu kullanarak güneş ışığı enerjisiyle organik moleküller (glikoz gibi) üretirler.
"Hastalıkların tedavisi" ifadesi, genetik mühendisliğinin tıp alanındaki en önemli uygulamalarından biri olan gen terapisini ve diğer biyoteknolojik yöntemleri ifade eder.
Azot, bitkilerin büyümesi, gelişmesi ve verimliliği için kritik bir öneme sahiptir. Azot eksikliği durumunda, bitkilerde çeşitli fizyolojik ve morfolojik değişiklikler meydana gelir.
Bütün canlılar hareket eder ancak hepsi aktif olarak yer değiştirme hareketi yapamaz. Bitkiler ve bazı süngerler gibi canlılar bulundukları yere bağımlı yaşayıp pasif hareket ederler.
"Ahtapotların sayısı artar" ifadesi, köpekbalıklarının azalmasıyla ahtapotların doğal düşmanlarının azalacağını ve dolayısıyla ahtapotların sayısının artacağını belirtir.
Ekolojik Niş: Ekolojik niş, bir organizmanın veya türün ekosistemdeki "işi" veya "rolü" olarak tanımlanabilir.
Ekolojik Niş: Ekolojik niş, bir organizmanın veya türün ekosistemdeki "işi" veya "rolü" olarak tanımlanabilir.
Biyoçeşitliliğin azalmasının en önemli ve en yaygın sonucudur. Ekosistem hizmetleri, insanların ekosistemlerden elde ettiği doğrudan veya dolaylı faydalardır.
Ekoloji: Ekoloji, canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle olan etkileşimlerini inceleyen bilim dalıdır.
Organik maddece zengin topraklar, bitkilerin daha iyi gelişmesini ve büyümesini sağlar. Bitkiler, organik maddece zengin topraklarda daha sağlıklı, daha güçlü ve daha verimli olurlar.
Hücre canlıların yapısal ve işlevsel en küçük birimidir. Kimi canlı tek hücreli, kimi çok hücrelidir ama hepsi hücre içerir.
Canlılarda yapım (anabolizma) ve yıkım (katabolizma) tepkimeleri birlikte metabolizmayı oluşturur ve enerji dönüşümünü sağlar.
İç ortamın sıcaklık, pH ve su dengesi gibi koşullarını kararlı tutmaya homeostazi denir. Bu denge canlının yaşamı için gereklidir.
Ototrof canlılar besinini kendi üretir, heterotroflar dışarıdan alır. Beslenme hem enerji hem yapı taşı ihtiyacını karşılar.
Hücresel solunumda besinlerdeki kimyasal enerji ATP'ye dönüştürülür. Oksijenli ya da oksijensiz gerçekleşebilir.
Metabolik atıklar ve fazla maddeler boşaltımla dışarı atılır. Böylece iç ortamın zehirlenmesi önlenir ve denge korunur.
Canlılar ışık, sıcaklık ve dokunma gibi uyarılara tepki verir. Bu yanıtlar hayatta kalmayı ve uyumu artırır.
Canlılar eşeyli ya da eşeysiz üreyerek soyunu sürdürür. Üreme, bireyin değil türün devamlılığı için zorunludur.
Büyüme hücre sayısı veya boyutunun artmasıdır; gelişme ise yapı ve işlevlerin olgunlaşmasıdır. İkisi canlılarda birlikte görülür.
Canlıların çevre koşullarına uyum sağlayan kalıtsal özelliklerine adaptasyon denir. Uzun sürede evrimle ortaya çıkar.