Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Paul trekkingi tercih ettiğini çünkü buz tırmanışının trekkingden daha tehlikeli ('more dangerous') olduğunu söylemiştir.
105 kg ağırlığındaki ve sağlık raporu olmayan kişi, kilo sınırı 110 kg olan ve sağlık raporu istemeyen ('Not required') Bungee jumping sporunu yapabilir.
Thomas risk almayı sevdiğini, William ise risk almaktan hoşlanmayıp güvenli sporları tercih ettiğini belirtmiştir.
Oksijen tüpü ve palet Scuba Diving'e (1), ip ve emniyet kemeri tırmanmaya (Climbing) (2), kürek ve bot ise Rafting'e (3) aittir.
Mağara araştırmacılığında karanlık köşeleri aydınlatmak için kaska takılan ışık veya kafa lambası ('headlamp') kullanılır.
Sam yeterince cesur olmadığını ('not brave enough') belirterek havada uçmayı reddetmiştir.
Renkli balıkları ve mercan resiflerini görmek isteyen biri, su altı yaşamının dağ manzarasından daha büyüleyici ('more fascinating') olduğunu düşünür.
Yükseklik korkusunun tıbbi/bilimsel karşılığı acrophobia'dır.
Su altında hızlı yüzmek ve yön tayin etmek için kullanılan araç palettir ('fins').
Ankette en yüksek oran %40 ile Skydiving sporuna aittir.
Agency X her 3 ayda bir ('Every 3 months') denetim yapmaktadır, bu da en sık ('most frequently') olanıdır.
Rafting %30, bungee jumping ise %15 oranındadır. Dolayısıyla rafting, bungee jumping'den daha fazla genç tarafından tercih edilmektedir.
Amy'nin kolu kırıktır ('broken arm'). Bu bir fiziksel yaralanmadır ('physical injury'). Dolayısıyla rock climbing yapamaz.
Su sporu olan Canoeing (kano yapma) aktivitesi 11:30 - 13:30 saatleri arasında gerçekleştirilmektedir.
Metinde ilk ticari bungee jumping atlayışının 1988'de Yeni Zelanda'da ('New Zealand') düzenlendiği yazmaktadır.
Rafting yaparken boğulmayı önlemek ('prevent drowning') için herkesin can yeleği ('life jacket') giymesi zorunludur.
Bruce trekking sporunun daha zor ('harder') olduğunu, çünkü saatlerce yüründüğünü ve ağır çanta taşındığını savunmaktadır.
Bob, raftingin kalabalık ve gürültülü olduğunu, kanonun ise huzurlu ('peaceful') olduğunu belirterek kano yapmayı tercih ettiğini söyler.
Metne göre bungee jumping eskiden geleneksel bir ritüelken, günümüzde popüler modern bir ekstrem spora dönüşmüştür.
Ekstrem sporları tercih eden biri onların sıradan sporlardan daha zorlu ve heyecan verici ('more challenging') olduğunu düşünür.
Ryan, yüksek hızda düşmenin ciddi yaralanmalara ('serious injury') yol açabileceğini söyleyerek kask ve dirseklik takmasını tavsiye etmiştir.
İki heceden fazla uzun sıfatlar karşılaştırma yapılırken başına 'more' alır ve sonrasında 'than' kullanılır.
Metne göre atlayışçılar paraşütü açmadan önce saatte 200 kilometre hıza ('speeds of 200 kilometers per hour') ulaşırlar.
Clara rafting sırasında çok heyecanlandığını ama nehrin hızlı akması nedeniyle biraz korktuğunu ('excited but a little scared') ifade etmiştir.
Tour A, Kapadokya'da sıcak hava balonu (havadan vadi izleme) aktivitesini 120 USD fiyata sunar.
Leo konuşmada yükseklik korkusu olduğunu ('afraid of heights') ve bunun kendisi için çok riskli olduğunu ('too risky') belirtmektedir.
'Prefer' fiiliyle isimlerin veya -ing almış fiillerin kıyaslanmasında 'to' edatı kullanılır.
Yarış arabası sürmeyi tercih eden biri hızın, yavaş seyahat etmekten daha heyecan verici ('more exciting') olduğunu düşünür.
Risk oranları normal sporlardan yüksek olduğu için bu sporlar yüksek riskli ('high-risk') olarak tanımlanırlar.
Motor yarışlarında yanmaz yarış kıyafeti ('racing suit') giyilir.
Anket sonuçlarına göre %45 ile en yüksek orana sahip olan ve en çok tercih edilen spor Paragliding'dir.
Alice wetsuit (dalış elbisesi), oxygen tank (oksijen tüpü) ve fins (palet) hazırlamıştır. Bu malzemeler su altı sporu olan scuba diving'e aittir.
Mary, evde oturmaktansa paragliding yapmayı tercih edeceğini ('would rather try it than sit at home') belirterek bu spora ilgi duyduğunu ifade etmiştir.
Sarah yürüyüş ('Trekking') ve kano ('Canoeing') sporlarını tercih etmektedir. Trekking doğada yürüyüş yapmayı içerir, bu yüzden aranan kişi Sarah'dır.
Alice risk almak istemediğini belirttiği için bungee jumping'i 'daha korkutucu' ('more terrifying') bulmaktadır.
Metne göre Clara rafting aktivitesini Dalaman Nehri ('Dalaman River') üzerinde yapmıştır.
Kate bisiklete binmeyi tercih ettiğini çünkü motor yarışının gürültülü ve riskli olduğunu söyler.
Kalp rahatsızlığı ve yükseklik korkusu olan kişilerin bu sporlardan kaçınması gerektiği, çünkü bu sporların çok riskli ('risky') olduğu vurgulanmıştır.
Motor yarışlarının yüksek konsantrasyon, güç ve refleks gerektirmesi onun kolay veya sıkıcı değil, aksine zorlayıcı ('challenging') olduğunu gösterir.
Hava sporlarında (skydiving, hang gliding) güvenli iniş için paraşüt ('parachute') gereklidir.