Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Toplumsal değişme, toplumun yapısında, kurumlarında ve ilişkilerinde zamanla ortaya çıkan farklılaşmadır.
Toplumsal gelişme, toplumun olumlu ve istenen yönde ilerlemesi, refahının ve niteliğinin artmasıdır.
Her değişme gelişme değildir; gelişme olumlu yönde ilerleme iken değişme bir yön belirtmez.
Serbest değişme, toplumun kendiliğinden, önceden planlanmadan yaşadığı değişmedir.
Güdümlü değişme, belirli bir amaca göre önceden planlanarak gerçekleştirilen değişmedir.
Toplumsal değişmenin hızı; teknoloji, nüfus, eğitim ve iletişim gibi etkenlere göre farklılaşır.
Nüfus artışı, buluşlar ve fikir akımları toplumsal değişmenin iç etkenlerindendir.
Savaşlar, göçler ve kültürel etkileşim toplumsal değişmenin dış etkenlerindendir.
Evrim, toplumun uzun bir süreçte yavaş ve aşamalı olarak değişmesidir.
Devrim, toplumsal yapıda kısa sürede gerçekleşen ani ve köklü değişmedir.
Ayırıcı ilişkiler kuramı, bireyin sapkın davranışları suç oranının yüksek olduğu akran ve alt kültür gruplarıyla etkileşim içinde öğrendiğini savunur.
Bu tür etkinlikler, toplumsal bilinçlenme ve kültürel süreklilik açısından yararlı olsa da, yapısal dönüşümlerde belirleyici bir faktör değildir.
Geleneksel tarım uygulamalarının sürdürülmesi Geleneksel tarım yöntemlerinin devam etmesi, yeni tekniklerin benimsenmesinden ziyade, kültürel ve ekonomik yapıdaki sürekliliği ifade eder.
Gelir adaletsizliğinin ve derin yoksulluğun artması, sınıflar arası uçurumu büyüterek toplumsal çözülmeye neden olur, bütünleşmeyi zayıflatır.
Üretim tarzının tarımdan sanayiye kayması (ekonomik faktör), yeni sınıfların ve kentleşmenin doğmasını sağlayarak toplumsal yapıyı kökten dönüştürmüştür.
Bilimsel buluşlar ve teknolojik icatlar, iletişim teknolojileri gibi yeniliklerin ortaya çıkmasına olanak tanımıştır.
Geleneksel aile yapıları ve derin kök salmış toplumsal normlar, yeniliklere ve değişime karşı direnç gösterir.
Toplumsal bütünleşme (sosyal entegrasyon), farklı unsurların ortak norm, yasa ve değerler etrafında uyum içinde bir arada var olmasıdır.
İnançlar, ahlak kalıpları ve din (kültürel faktörler), toplumsal değişmeyi onaylayarak hızlandırabilir veya dogmatik yapılarla frenleyebilir (örn: Weber'in Protestan ahlakı tezi).
Toplum yapısında zamanla ortaya çıkan dönüşümlerdir. Soru, doğrudan teknolojinin sosyal kurumları nasıl dönüştürdüğünü anlatıyor.
Kültürel yayılma (difüzyon), kültürel ögelerin (örn: kahve tüketimi, teknik bir alet) coğrafi olarak bir toplumdan diğerine geçmesidir.
Resmi yasaların varlığına karşın toplumsal güven ve uyum bağlarının zayıflaması, anomi ve toplumsal çözülme belirtisidir.
Sanayileşme, üretim alanında iş gücüne olan talebi artırarak kadınların iş hayatına katılımını mümkün kılmıştır.
Toplumsal evrim (evolution), ani sıçramalar yerine zamana yayılan, birikimli ve yavaş değişim süreçlerini ifade eder.
Organik dayanışma, iş bölümünün yüksek olduğu modern toplumlarda, organların vücutta birbirine bağımlı çalışması gibi, bireylerin de uzmanlaşmış işler nedeniyle birbirine bağımlı olmasıdır.
Toplumsal değişme ve gelişme çalışırken ana odak kavram, kuram ve örnek ayrımı kurmaktır; önce kavramı, sonra tipik soru dilini ayır.