Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Kültür, bir toplumun maddi ve manevi tüm birikimlerini, yaşam biçimini ve değerlerini kapsayan bütündür.
Maddi kültür; araç gereç, giysi ve bina gibi elle tutulur, somut kültür ögelerinden oluşur.
Manevi kültür; inanç, değer, norm, gelenek ve dil gibi soyut kültür ögelerini kapsar.
Kültürel yayılma, bir kültür ögesinin ortaya çıktığı toplumdan başka toplumlara geçmesidir.
Kültürleme, bireyin doğduğu toplumun kültürünü öğrenerek o kültürün bir üyesi hâline gelmesidir.
Alt kültür, genel kültür içinde kendine özgü değer ve yaşam biçimine sahip küçük grupların kültürüdür.
Kültürel görecelilik, her kültürün kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğini savunan yaklaşımdır.
Etnosentrizm, bireyin kendi kültürünü ölçüt alarak diğer kültürleri küçümsemesi tutumudur.
Kültürleşme, farklı kültürlerin karşılıklı etkileşimi sonucu birbirinden öge alışverişinde bulunmasıdır.
Asimilasyon, bir kültürün başka bir kültür içinde erimesi ve kendi özelliklerini yitirmesidir.
İnternet, uydu yayınları ve sosyal medya platformları kültürel ögelerin, modanın ve fikirlerin küresel düzeyde anlık olarak yayılmasını sağlar.
Çok kültürlülük, farklı kültürel kimliklerin anayasal ve toplumsal olarak tanınmasını ve bir arada yaşamasını savunan yaklaşımdır.
Köprü veya anıt gibi yapılar, fiziksel varlıkları olan ve somut olarak gözlemlenebilen eserlerdir.
Kültürel şok, bir bireyin yabancı bir kültüre girdiğinde karşılaştığı ani uyum krizi ve yaşadığı psikolojik şaşkınlık halidir.
Bilişsel boyut, insanın düşünsel yapısını, inançlarını, fikirlerini ve ideallerini içerirken, materyal üretim süreçleri ve teknolojik gelişmeler daha çok maddi boyutun alanına girer.
Kültür, bireylere toplum içinde nasıl yaşayacaklarını ve diğer insanlarla nasıl ilişki kuracaklarını öğretir.
Gyerelleşme (glokalleşme), küresel olanın yerel koşullara uyarlanarak yeniden üretilmesidir (örn: küresel bir fast-food zincirinin yerel menü sunması).
Dil, kültürün saklanması, ifade edilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlayan en temel sembolik araçtır.
Kültür, bireylerin ortak değerleri paylaşmasını sağlayarak toplumun birlik içinde olmasını ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmesini sağlar.
Farklı kültürlerin temasıyla gerçekleşen, karşılıklı etkilenmeyi veya kısmi uyumu içeren sürece kültürleşme adı verilir.
Kültürel yayılma (difüzyon), kültürel ögelerin (örn: kahve tüketimi, teknik bir alet) coğrafi olarak bir toplumdan diğerine geçmesidir.
Geleneksel toplumlarda yazılı kültürden ziyade sözlü gelenekler, örfler, adetler ve kuşaklar arası yüz yüze aktarım kültürü korur.
Kültürel yayılma (difüzyon), kültürel ögelerin (örn: kahve tüketimi, teknik bir alet) coğrafi olarak bir toplumdan diğerine geçmesidir.
Zenofobi (xenophobia), yabancı olan kişilerden, onların kültüründen duyulan irrasyonel korku ve düşmanlıktır.
Değerler genel ahlaki ilkelerdir (örn: dürüstlük); normlar ise bu değerlerin hayata geçmesini sağlayan somut kurallardır (örn: hırsızlık yapmamak yasası).
Toplum ve kültür çalışırken ana odak kavram, kuram ve örnek ayrımı kurmaktır; önce kavramı, sonra tipik soru dilini ayır.