Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
İskelet sistemi, vücudu ayakta tutar, iç organları korur ve kaslarla birlikte hareketi oluşturur. Ayrıca kan hücrelerinin üretim yeridir.
Kemik dokusu, kalsiyum ve fosfat tuzlarıyla sertleşmiş ara maddeye sahiptir. İçindeki osteosit hücreleri kanalcıklarla beslenip canlılığını korur.
Uzun kemiğin uçlarındaki süngerimsi kısımda kırmızı ilik yer alır. Burada kan hücreleri üretilirken orta boşluktaki sarı ilik yağ depolar.
Kıkırdak, esnek ara maddeye sahip destek dokusudur. Damar içermediğinden yavaş beslenir ve eklem yüzeyi, kulak ile burun ucunda bulunur.
Kaslar yalnızca kasılıp gevşer. Kasılınca kısalır ve kalınlaşarak kemikleri çeker, gevşediğinde ise karşıt kasın etkisiyle eski hâline döner.
İskelet kaslarını oluşturan çizgili kaslar hızlı ve isteğimize bağlı kasılır. Çok çekirdeklidir ve çabuk yorulur, adalarımızı bunlar oluşturur.
Düz kaslar mide, bağırsak ve damar gibi iç organların çeperinde bulunur. Tek çekirdekli, yavaş ve istem dışı kasılır, geç yorulur.
Kalp kası, çizgili kas gibi görünmesine karşın istem dışı çalışır. Hücreleri birbirine bağlıdır, ritmik ve yorulmadan sürekli kasılır.
Bir eklemi hareket ettiren kaslar karşıt çiftler hâlinde çalışır. Biri kasılıp bükerken diğeri gevşeyip açar, buna antagonist çalışma denir.
Kasılma için gereken enerji önce ATP, sonra kreatin fosfattan sağlanır. Oksijen yetersizse laktik asit birikerek kas yorgunluğuna yol açar.
Aktin-miyozin çapraz köprü döngüsü adımları şöyledir: Ayrılma: Miyozin kafasına ATP bağlanır.
Yoğun egzersiz sırasında kasların enerji ihtiyacı önemli ölçüde artar. Kaslar, bu artan enerji ihtiyacını karşılamak için daha fazla oksijene ihtiyaç duyarlar.
Osteoporoz, kemik yoğunluğunun azalması ve kemik dokusunun mikro yapısının bozulması sonucu kemiklerin zayıflaması ve kırılgan hale gelmesidir.
Kalsiyum, kemiklerin temel yapı taşıdır. Kemiklerin sert ve dayanıklı olmasını sağlayan ana mineraldir.
Skolyoz, omurganın yana doğru anormal eğriliğidir. Normalde omurga düz bir hat izlerken, skolyozda omurga "C" veya "S" şeklinde bir eğrilik gösterir.
Sert kemik dokuda ara madde (osein) çok sert ve kireçleşmiş olduğundan difüzyon doğrudan gerçekleşemez.
Kalp kası yapısal olarak çizgili kasa (bantlaşma gösterir, dallanmıştır), çalışma şekli bakımından ise düz kasa benzer (otonom sinir sistemiyle istemsiz çalışır).
Kas lifleri, kas dokusunun temel bileşenleridir. Kas dokusu, kas hücrelerinden (miyositler) ve bu hücreleri bir arada tutan bağ dokusundan oluşur.
Sinir uyarısının kas hücresine ulaşmasıyla başlayan süreç, kasılmanın gerçekleşmesiyle sonuçlanır.
Sarkoplazmik retikulum (SR) içinde Ca üzeri 2+ iyonlarının derişimi dinlenme halinde sitoplazmaya (sarkoplazmaya) göre çok yüksektir.
Hem aşılar hem de serumlar genellikle enjeksiyon yoluyla uygulanır. Bu, aşı ve serum arasındaki temel bir fark değildir.
Kırmızı kemik iliği, tüm kemik çeşitlerinin (uzun, kısa, yassı, düzensiz) uç kısımlarında veya iç bölgelerinde yer alan süngerimsi kemik dokunun trabeküler gözenekleri arasında bulunur.
Bu sayede sitoplazmadaki kalsiyum seviyesi bazal seviyeye düşer, troponinden kalsiyum ayrılır ve kas gevşer.
Tropomiyozine bağlı olan troponin proteini ise kalsiyum reseptörü olarak görev yapar. Miyozin başları hemen bağlanır ve kasılma döngüsü başlar.
D vitamini, kalsiyum mineralinin sindirim sisteminden emilerek kana geçmesini ve kemiklerde depolanmasını sağlar.
Destek ve hareket sistemi çalışırken ana odak süreç, yapı ve işlev ilişkisi kurmaktır; önce kavramı, sonra tipik soru dilini ayır.
Destek ve hareket sistemi sorularında en hızlı kontrol, verilen bilginin hangi kavramı ölçtüğünü bulup çeldirici ayrımı yapmaktır.