Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
Karışım, iki ya da daha çok maddenin kimyasal özelliklerini koruyarak bir araya gelmesidir. Bileşenler belirli oranda birleşmez.
Her yerinde aynı özelliği gösteren, tek fazlı karışıma homojen karışım (çözelti) denir. Tuzlu su ve kolonya örnektir.
Bileşenlerin gözle ya da mikroskopla ayırt edilebildiği, birden çok fazlı karışıma heterojen denir. Ayran ve tebeşirli su örnektir.
Çözeltide miktarı az olan maddeye çözünen, çok olana çözücü denir. Tuzlu suda tuz çözünen, su çözücüdür.
Katı-sıvı heterojen karışımlar süzgeç kağıdından geçirilerek ayrılır. Çözünmeyen katı süzgeçte kalır, sıvı geçer.
Çözünmüş katı içeren çözeltiler ısıtılarak su buharlaştırılır ve katı geride kalır. Deniz suyundan tuz bu yolla elde edilir.
Kaynama noktaları farklı sıvı karışımları damıtma ile ayrılır. Sıvı buharlaştırılıp yoğuşturularak saf halde toplanır.
Birbiri içinde çözünmeyen, yoğunlukları farklı sıvılar ayırma hunisiyle ayrılır. Zeytinyağı ve su bu yöntemle ayrılır.
Yoğunlukları farklı katı karışımlar, uygun bir sıvıda yüzdürülerek ayrılabilir. Talaş suda yüzer, kum dibe çöker.
Birim çözücüde çok çözünen içeren çözelti derişik, az çözünen içeren çözelti seyreltiktir. Su eklemek çözeltiyi seyreltir.
Doymamış tuzlu suyun kaynama özelliklerini analiz edelim: - Saf sıvılar kaynarken sıcaklıkları sabit kalır.
Bu ifade doğrudur. Çözünürlük, sıcaklığa bağlı bir özelliktir. Her iki durumda da sıcaklık, belirli bir çözücüde ne kadar katı çözünebileceğini belirleyen kritik bir faktördür.
Bu ifade doğrudur. Karışımlar, maddelerin sadece fiziksel olarak bir araya gelmesiyle oluşur.
Doğru cevaptır. Metallerin elektriği iletmesi, metalik bağ yapısındaki serbestçe hareket edebilen değerlik elektronları ("elektron denizi") sayesinde gerçekleşir.
Birinci çözeltiden 300·30 bölü 100 eşittir 90 mililitre, ikinci çözeltiden 200·50 bölü 100 eşittir 100 mililitre alkol gelir.
Hava filtreleri veya koruyucu maskeler, gaz ortamındaki katı toz ve polen taneciklerini gözenekli yapıları sayesinde tutarak süzme işlemi gerçekleştirir.
Bu karışım, çözünmeyen katı (kum) ve bir katının (tuz) sıvıdaki (su) çözeltisinden oluşur.
HCl, suda tamamen iyonlarına (H⁺ ve Cl⁻) ayrışan kuvvetli bir asit ve dolayısıyla kuvvetli bir elektrolittir.
İlk çözeltide 250·20 bölü 100 işleminden 50 gram tuz, 200 gram su vardır. Yeni durumda suyun kütlesi tuzun kütlesine eşit olmalıdır yani yüzde 50 su kalmalıdır.
Etil alkol moleküllerinde hidrojen atomu oksijene bağlıdır. Su molekülleriyle etil alkol molekülleri arasında güçlü hidrojen bağları oluştuğu için alkol suda çok iyi çözünür.
Damıtma yöntemlerini inceleyelim: - Katı-sıvı homojen karışımlarda sıvıyı buharlaştırıp geri yoğunlaştırarak elde etmek için basit damıtma uygulanır.
Kütlece %15'lik çözelti, her 100 gramında 15 gram çözünen (tuz) içerir.
Bu ifade doğrudur. Çözünme, katı yüzeyinde meydana gelir. Katı çözündükçe, yüzeyin hemen yakınında çözünen madde konsantrasyonu artar ve doymuş bir tabaka oluşur.
Çözeltide çözünen katı oranı arttıkça tanecik derişimi artar ve koligatif özellik gereği donmaya başlama sıcaklığı daha da düşer yani azalır.
Tebeşir tozu suda çözünmeyen katı bir maddedir ve su ile süspansiyon oluşturur. Süspansiyonlar süzme yöntemiyle bileşenlerine kolaylıkla ayrılabilir.
Bu ifade, koligatif özelliklerin altında yatan mekanizmayı en doğru şekilde açıklar. Bu durum, çözücünün buhar fazına geçme eğilimini, yani denge buhar basıncını düşürür (Raoult Yasası).
Eşit kütlelerde çözeltiler karıştırıldığında yeni derişim yüzdelerin aritmetik ortalamasıdır.
Başlangıçtaki çözeltide bulunan tuz miktarını bulalım: - mtuzbaşlangıç = 300 * (30 / 100) = 90 gram tuz içerir.
Katyonlar, çözücü molekülünün kısmi negatif yüklü atomu (O, N gibi) ile iyon-dipol etkileşimi kurar: Bu ifade doğrudur.
%96'lık etil alkol çözeltisi, hacimce %96 etil alkol ve %4 su içerir. Bu durumda miktarı çok daha fazla olan etil alkol çözücü, miktarı az olan su ise çözünendir.
Her zaman nötr (pH=7) özellik gösterirler: Bu ifade yanlıştır. Tuzlar, bir asit ve bir bazın tepkimesi sonucu oluşan iyonik bileşiklerdir.
KCl, suda tamamen iyonlarına ayrışan kuvvetli bir elektrolittir (K⁺ ve Cl⁻). Asetik asit zayıf, etil alkol ise non-elektrolittir.
Çözeltide çözünen iyonlar solvent moleküllerini tutarak buharlaşmayı zorlaştırır. Bu durum çözeltinin kaynamaya başlama sıcaklığının saf çözücüden daha yüksek olmasına neden olur.
Karışım problemlerinde (m₁ %₁) + (m₂ %₂) = (m₁ + m₂) * %son formülü kullanılabilir veya çözünen kütleleri toplamı / toplam kütle oranı kullanılabilir.
Kaynama esnasında yalnızca su buharlaşarak karışımı terk eder. Çözünen şeker katısı uçucu olmadığı için şeker miktarı zamanla azalmaz, sabit kalır.
Bu ifade doğrudur. Bileşikler oluşurken, elementler belirli ve sabit kütle oranlarında birleşirler (Sabit Oranlar Kanunu, örneğin suda H ve O kütle oranı daima 1/8'dir).