Bulgaristan'ın toprak talepleri, sınırların korunmasını öngören Balkan Antantı'na girmesini engellemiştir.
Hatay'ın anavatana katılımı, silahlı çatışma yerine uluslararası gözetim, özel statü, yerel temsil ve nihayetinde halkın tercihinin esas alındığı barışçı bir yolla gerçekleşti.
Hatay sorunu, Fransa'nın Suriye üzerindeki manda yönetiminden kaynaklanmıştı. Türkiye bu meseleyi doğrudan askeri müdahale ile değil, diplomatik yollarla çözmeyi tercih etti.
Balkan Antantı ve Sadabat Paktı, Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" anlayışının pratikteki yansımasıdır.
Sadabat Paktı, Türkiye, İran, Irak ve Afganistan arasında imzalanmış bir dostluk ve saldırmazlık anlaşmasıdır.
Manda ve himaye (başka devletin korumasına girme) ile kapitülasyonlar, bağımsız karar alma mekanizmasını ve egemenliği yok ettiği için tam bağımsızlık ilkesiyle tamamen çelişir.
Türkiye'nin 1932'de Milletler Cemiyetine davet edilip üye olması, Atatürk'ün barış anlayışının en somut ifadesidir.
Montrö, Boğazlar Komisyonu'nun kaldırılmasıyla idari yetkinin Türkiye'ye geçmesini ve Boğazların yeniden tahkim edilmesini mümkün kıldı.
Bu adım, "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesinin uluslararası kurumsal yapılarla eşleştirilmesi anlamına gelir.
Bozkurt–Lotus davası, uluslararası hukukun "yasaklanmayan serbesttir" mantığını teyit ederek Türkiye'nin ceza yargı yetkisini meşru gördü.
1937'de imzalanan Sadâbad Paktı, Türkiye'nin Orta Doğu'da güvenliği sağlamak için giriştiği bir diplomatik adımdır.
Bu kurallarla yabancı okulların denetimsiz çalışması engellenmiş, milli kültür yapısı ve bağımsız devlet ilkesi korunmuştur.
→ Yanlıştır. Türkiye, henüz Lozan sonrası toparlanma aşamasındaydı. Ekonomik kaynaklar sınırlıydı, ordu ise yeni yeni yapılanıyordu.
Türkiye'nin temel politikası mevcut sınırlarını korumak ve güvence altına almaktır. Türkiye hiçbir zaman yeni topraklar kazanma peşinde olmamıştır.
Atatürk, Misak-ı Millî sınırlarını esas alarak Türkiye'nin toprak bütünlüğünü güvence altına almıştır.
Erzurum Kongresi'nde vatanın bölünmez bütünlüğü konusunda alınan karar, Mustafa Kemal'in hiçbir koşulda taviz vermeyeceğini gösterir.
Balkan Antantı, Balkanlar'daki sınırların kuvvet kullanımıyla değiştirilmesine karşı ortak bir siyasi-psikolojik caydırıcılık oluşturdu.
Atatürk, hiçbir devletin büyüklüğüne veya küçüklüğüne bakılmaksızın eşit kabul edilmesi gerektiğini savunmuştur.
Atatürk, Osmanlı'nın son döneminde yapılan hataları dikkatle incelemişti. Özellikle Birinci Dünya Savaşı'na girilmesinde, Osmanlı'nın gücünü aşan hedeflerin etkili olduğunu görmüştü.
Barışçılık ilkesi, Türkiye'nin sorunları masada, diplomatik müzakereler ve ikili diyaloglar yoluyla çözmesini sağlayan temel politikadır.
1930 uzlaşmaları, iki ülkenin gerilim dosyalarını yargısal/uzlaştırmacı mekanizmalara emanet ederek siyasî tansiyonu düşürdü.
Atatürk'ün başlattığı kararlı diplomasi süreci, onun vefatından kısa süre sonra Hatay Meclisi'nin kararıyla zaferle taçlanmıştır.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi, Atatürk'ün "tam bağımsızlık" anlayışının en somut örneklerinden biridir.
Türkiye, Avrupa'daki kaos ve silahlanma krizini akılcı bir dış politika kozuna dönüştürerek Boğazları kendi lehine millileştirmiştir.
Atatürk'ün dış politikasının temel dayanak noktası barışçılıktır. Cumhuriyet kurulduktan sonra bu anlayış dış politikada somut bir biçimde uygulanmıştır.
Atatürk'ün dış politikasında barışçılık, yalnızca sözde değil uygulamada da kendini göstermiştir.
→ Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesi hem iç barışa hem de dünya barışına vurgu yapar.
Kapitülasyonların kaldırılması, Türkiye'nin ekonomik karar alma özerkliği ve yargı yetkisi üzerinde doğrudan etki yaratmıştır.
→ Atatürk ağır hasta olmasına rağmen Hatay'ın Türk topraklarına katılması için büyük çaba göstermiştir.
Atatürk, Hatay meselesinde gerçekçi bir politika izlemiştir. Fransa ile doğrudan savaşa girilmemiş, İkinci Dünya Savaşı öncesindeki uluslararası dengeler doğru analiz edilmiştir.
Suriye'nin bağımsızlık sürecinde Hatay'ın Suriye'ye bırakılmak istenmesi, Türkiye'nin Misak-ı Milli sınırları içinde gördüğü bu toprak için diplomatik hamle başlatmasına yol açmıştır.
→ 1926 Ankara Antlaşması, Musul meselesinin nihai olarak sonuçlanmasını sağlamıştır. Bu antlaşma ile Türkiye, Irak sınırını kabul etmiş ve bu sınır günümüze kadar değişmeden gelmiştir.
Sivas Kongresi'nde farklı bölgelerde kurulmuş olan direniş cemiyetleri tek bir çatı altında toplanarak Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti oluşturulmuştur.
Sadabat Paktı, İtalyanların Doğu Akdeniz ve Ortadoğu'ya yönelik yayılmacı tehdidine karşı doğu sınırlarımızın emniyetini almıştır.
İtalya'nın 1930'larda Balkanlar ve Akdeniz'de izlediği saldırgan tutum, bölgedeki devletleri kaygılandırmıştır.
Meseleyi uluslararası yargıya ve diplomasi masasına taşımak, Türkiye'nin barışçı dış politika ilkelerine bağlılığını yansıtır.
İçerideki büyük ayaklanma, devletin enerjisini tüketmiş ve sınır dışı askeri/siyasi operasyon kabiliyetini sınırlayarak Musul'un elden çıkmasına neden olmuştur.
→ Balkan Antantı'nın temel amacı, Balkanlar'da savaş çıkmasını engellemek ve ülkelerin mevcut sınırlarını karşılıklı olarak garanti altına almaktır.
→ Doğrudur. Bu nedenle Milletler Cemiyeti tarafından örnek bir devlet olarak görülmüş ve üyeliğe davet edilmiştir.
Milletler Cemiyeti, Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dünya barışını korumak için kurulmuş olup, Türkiye davet üzerine bu kuruluşa üye olmuştur.