Konunun en kritik bilgileri — hızlı tekrar için.
1 Kasım 1922'de saltanat kaldırıldı. Böylece egemenliğin millete geçmesi yolunda önemli bir adım atıldı.
29 Ekim 1923'te Cumhuriyet ilan edildi. Devletin yönetim biçimi belirlendi ve Mustafa Kemal ilk cumhurbaşkanı oldu.
3 Mart 1924'te halifelik kaldırıldı. Aynı gün Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edildi ve Şeriye Vekaleti kaldırıldı.
1924'te çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile tüm okullar Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlandı. Eğitimde birlik sağlandı.
1925'te Şapka Kanunu çıkarıldı. Kılık kıyafette çağdaşlaşma amaçlandı ve tekke, zaviye ve türbeler kapatıldı.
1926'da İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak Türk Medeni Kanunu kabul edildi. Kadın-erkek eşitliği hukuki güvenceye alındı.
1928'de Latin harfleri kabul edildi. Yeni Türk alfabesi ile okuma yazma oranının artırılması hedeflendi.
1930'da belediye, 1934'te milletvekili seçme ve seçilme hakkı kadınlara tanındı. Siyasi haklarda eşitlik sağlandı.
1934'te Soyadı Kanunu çıkarıldı. Mustafa Kemal'e Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Atatürk soyadı verildi.
Atatürkçülüğün altı temel ilkesi cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve inkılapçılıktır. 1937'de anayasaya girdi.
Atatürk'ün milliyetçilik anlayışı sadece ırk temelli değil, kültür temelli bir ulus bilinci oluşturmayı hedefler.
Eğitimin milli olması, bireylerin yalnızca bilgi sahibi değil, aynı zamanda Türk milletinin kültürüne, tarihine ve değerlerine bağlı yurttaşlar olarak yetiştirilmeleri anlamına gelir.
Harf Devrimi ile Latin alfabesinden uyarlanan yeni Türk harfleri kabul edilmiş, okuma yazmayı kolaylaştırmak hedeflenmiştir.
Bu hak, siyasi haklar kapsamında yer alır ve Medeni Kanun ile değil, 1930 yılında çıkarılan Belediye Kanunu ile verilmiştir.
Millet Mektepleri, Harf İnkılabının hemen ardından açılmış ve Atatürk bu okulların Başöğretmeni kabul edilmiştir.
Devletçilik, özel teşebbüsün yetersiz kaldığı büyük yatırımların (fabrika, demiryolu, baraj) devlet bütçesiyle yapılmasını savunan ekonomi ilkesidir.
Soyadı Kanunu ile her Türk vatandaşının bir soyadı alması zorunlu kılınmış, unvanlar yasaklanarak toplumsal eşitlik (halkçılık) güçlendirilmiştir.
Tanzimat Fermanı, Osmanlı Devleti'nin Batılı hukuk anlayışını benimseme yolundaki ilk önemli adımıdır.
Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitimde çok başlılığa (medrese-mektep ayrımına) son verilmiş, eğitim milli ve laik hale getirilmiştir.
Laiklik ilkesi, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasını ve dinin bireylerin vicdanına bırakılmasını savunur.
Aşar vergisinin kaldırılması, devlet gelirlerinin büyük bir kısmından vazgeçilmesi pahasına köylüyü rahatlatmak amacıyla yapılmış halkçı bir inkılaptır.
Türk milletinin ortak dil, tarih ve kültür değerlerini geliştirmek ve vurgulamak Milliyetçilik ilkesinin tam karşılığıdır.
Türk Tarih Kurumu, Türklerin kökenlerini, dünya medeniyetine katkılarını araştırmak üzere kurulmuş milliyetçi bir kurumdur.
Saltanat kaldırıldığında padişah artık yoktur ancak devletin nasıl yönetileceği açık değildir.
TBMM çıkardığı kanunla Mustafa Kemal'e sadece kendisine özel olan 'Atatürk' soyadını vermiş, bu soyadının başkaları tarafından kullanımı yasaklanmıştır.
Atatürkçülük ve Türk inkılabı çalışırken ana odak kronoloji, neden-sonuç ve dönem bilgisi kurmaktır; önce kavramı, sonra tipik soru dilini ayır.